Sigara Trafik Terörünü Geçti
Yazan: admin 02 Ekim 2011
Kategori: Sigara ve Alkol
Türkiye’de yılda yaklaşık 4 bin kişinin trafik kazaları nedeniyle 115 bin kişinin ise sigaranın neden olduğu hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirdiği bildirildi.
Duygu Can’ın Özel Haberi
Türkiye Sigarayla Savaş Derneği Kurucu Üyesi Dr. Zafer Sadi Özok, AA muhabirine yaptığı açıklamada, beyin tümörlerinin yüzde 99′u, beyin kanamalarının yüzde 85′i, akciğer kanserlerinin yüzde 97′si, gırtlak kanserlerinin de yüzde 98′inin sigara kaynaklı olduğunu söyledi.
Sigara içenlerin vücuduna yüzde 15 ila 33 oranında daha az Oksijen girdiğine dikkati çeken Özok, bunun öncelikle beyin, kalp ve damarların tahribatına yol açtığını belirtti.
Özok, Günde bir paket sigara içenlerin vücudunda 20 yılda 7 kilogram is ve katran biriktiğini ifade ederek, tütün dumanında siyanürden fare zehiri arseniğe kadar 4 bin zararlı Madde bulunduğunu kaydetti.
Sigara içen kadınların, içmeyen kadınlardan 15 yaş daha fazla ihtiyarladığını vurgulayan Özok, şöyle konuştu:
”Duman dudağa değdiği andan itibaren 8 saniyede beyne ulaşan nikotin, her nefes sigara çekiminde yaklaşık 50 bin beyin hücresinin ölümüne neden olur ve bu ölen hücreler asla yenilenmez. 55 yaşın altındaki kalp krizinden ölümlerin yüzde 80′i sigara kaynaklıdır. Günde bir sigara içen kişi, her Gün bir, 30 yılda da 10 bin kez röntgen çektirmiş kadar radyoaktivite alır. İki paket sigara içen bir kişi ise 30 yılda Hiroşima’ya atılan Atom bombasının öldürücü dozunda radyoaktivite etkisinde kalmaktadır. Erken doğum ve düşüklerin yüzde 80′inin nedeni sigaradır. Doğacak çocuklarının sakatlık ihtimali, içmeyen annelere göre yüzde 65 daha fazladır. Sigara kullanan annelerin bebekleri, sigara içmeyenlerin bebeklerine göre yüzde 10 zeka eksikliğiyle doğmaktadır. Tiryaki erkeklerin genlerinden P53 geni yok olduğu için çocuklarının ileri yaşlarda Kanser olma ihtimali, hiç sigara içmemiş bir babanın çocuklarına göre 5 kat fazladır.”
Özok, sigara içen kadınlarda Kısırlığın 10 kat daha fazla görüldüğünü dile getirerek, sigaranın hem kadınlarda hem de erkeklerde spor ve cinsel yaşamın erken bitmesine yol açtığının da bilinen bir başka gerçek olduğunu söyledi.
Bir adet sigaranın, insan vücudunda 2,5 miligram C vitaminini yok ettiğini, bunun ise hastalıklara karşı vücut direncinin büyük ölçüde azalması anlamına geldiğini anlatan Özok, sigaranın neden olduğu ölümlerin, diğer uyuşturuculara göre 13 kat daha fazla olduğunu bildirdi.
Özok, sigara içenlerde ani ölümün, içmeyenlere oranla 10 kat fazla olduğuna işaret ederek, ”Ülkemizde yılda yaklaşık 4 bin kişi trafik kazaları nedeniyle hayatını kaybederken, sigara 115 bin insanın erken yaşta ölümüne yol açmaktadır. Dünyada bir yılda sigara nedeniyle ölenlerin sayısı 5 milyon 500 bin kişiye ulaşmıştır. Her 6 saniyede bir kişi ölmektedir. Sigara içenler, kendilerini öldürdükleri kadar yanlarındaki pasif içicilerin de ölümüne neden olmaktadır” diye konuştu.
-”Sigara tüketiminde tarihi düşüş yaşandı”-
4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrol Hakkında Kanun’un 19 Temmuz 2009′da yürürlüğe girmesiyle sigara kullanımında yüzde 13 oranında düşüş yaşandığını ifade eden Özok, yasağın başlamasından itibaren ilk 1 yıl içinde sigara kaynaklı kalp krizine bağlı ölümlerde 16 bin civarında bir azalma olduğunu vurguladı.
Özok, Türkiye’de 2008 yılında 5,45 milyar paket olan yıllık sigara tüketiminin, 2009′da 5,35 milyar, 2010′da ise 4,65 milyar pakete düştüğünü dile getirdi.
Her yıl 4 bin 500 sigara kullanmayan kişinin tiryaki eş, 5 bin çalışanın tiryaki mesai arkadaşı ve özelikle aralık, ocak, şubat ve mart aylarında olmak üzere 2 bin bebeğin de sigara kullanan anne ve babalarının kurbanı olduğunu belirten Özok, şunları kaydetti:
”Kapalı alanlardaki sigara yasağının hayata geçmesiyle sigara tüketiminde tarihi bir düşüş yaşanmıştır. 2009 yılından itibaren mesai arkadaşları arasındaki ölümlerde yüzde 60′lık bir azalma olmuştur. Sigara tüketimi 1995 yılındaki (yılda 4,55 milyar paket) seviyeye inmiştir. 1995 yılından bu yana 12 milyon nüfus artışı da (1995′de 62 milyon, 2010′da 74 milyon nüfus) dikkate alındığında kişi başı tüketimin ciddi oranda azaldığı görülecektir. Yasakla birlikte halka açık kapalı alanlarda yüzde 95, iş yerlerinde yüzde 70, evlerde ise yüzde 15 oranında pasif içicilik engellenmiştir.”
O ilaç sigarayı bitirdi!
Yazan: admin 11 Eylül 2011
Kategori: Sigara ve Alkol
O ilaç sigarayı bitirdi!

Sağlık Bakanlığı’nın ücretsiz dağıttığı sigarayı bıraktırma ilacı işe yaramış görünüyor. 250 bin ilaç dağıtıldı, bugüne kadar 150 bin kişi bu alışkanlığından vazgeçti…
Türkiye’de bugüne kadar ilaçtan 230 bin kişi faydalandı. sağlık bakanlığı 150 bin kişinin sigarayı bıraktığını tespit etti.
Ntvmsnbc’deki habere göre, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, bakanlar kurulu kararı ile bir kez daha 250 bin adet ilac dağıtmaya hazırlandıklarını söyledi.
Kapalı alanlardaki sigara yasağının başlaması ile 2 milyon kişinin sigara yı bıraktığı, sigara kullanan kişi oranının yüzde 33′den yüzde 27′ye gerilediği de ortaya çıktı. Tüketilen sigara miktarı ise yüzde 15 azaldı.
Sigara bıraktırma tedavisinde çok kullanılan ve ülkemizde de hem eczanelerde satılan ve hem de Sağlık Bakanlığı tarafından ücretsiz olarak dağıtılan Champix isimli ilacın yeni bir marifeti daha ortaya çıktı.
“Canadian Medical Association Journal” isimli tıp dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma bu ilacın felç, kalp yetersizliği, kalp krizi dâhil kalp-damar hastalıkları riskini yüze 72 oranında artırdığını ortaya koydu.
Piyasaya çıkan her yeni ilaç gibi vareniklin ihtiva eden Champix de çok etkili ve yan tesirleri olmayan bir ilaç olarak tanıtıldı ama kullanımı yaygınlaştıkça ilacın ciddi görme ve kalp ritim bozukluklarına, havale ve kas spazmlarına, bayılmalara, şeker hastalığına ve hatta ölümlere de sebep olabileceği ileri sürülmeye başlandı.
2007 yılında prospektüsüne intihar eğilimi, depresyon ve ajitasyon gibi ciddi psikiyatrik yan etkilere yol açabileceği uyarısı eklendi.
Amerika’ da pilotların, kamyon şoförlerinin ve bazı askeri personelin Chantix kullanmaları yasaklandı.
Institute for Safe Medication Practices isimli kuruluşun raporuna göre 2008 yılının ilk üç ayında Amerika’ da Chantix kullanımı ile ilgili 50 tanesi ölümle sonuçlanan 1001 ciddi reaksiyon bildirildi.
Kalp krizi riski artıyor
Amerika’ dan Johns Hopkins, Wake Forest ve İngiltere’ den East Anglia Üniversiteleri uzmanları tarafından 8.216 kişi üzerinde yapılan 14 ayrı klinik araştırmanın değerlendirilmesiyle gerçekleştirilen meta-analizde Champix kullanan ve kalp-damar hastalığı olanlarda bunlarla ilgili komplikasyonların yüzde 72 oranında fazla olduğu belirlendi.
Kalp hastalığı olmayan sigara tiryakilerinde kalp-damar hastalıkları yüzünden hastaneye yatmayı gerektirecek ciddilikteki olayların görülme riskinin ise yüzde 150 daha fazla olduğu ortaya çıktı.
Araştırmaya katılanların yaş ortalaması 45’ in altında idi ve çoğu da erkekti. Bu araştırmalarda ilaç alanlar 7 ilâ 52 hafta süreyle takip edildi.
Aslında Champix’ in kalp krizi riskini artırdığı yeni ortaya çıkmış bir bilgi de değil. Çalışmaya katılan uzmanlardan Dr. Spangler 2007’ yılında bu durumu FDA’ ya bildirmiş ama bulguları herhangi bir uyarı yapmayı gerektirecek önemde bulunmamıştı.
FDA haziran ayında 700 kişi üzerinde yapılan başka bir araştırmanın sonuçlarına dayanarak bu ilacın kalp-damar hastalığı olanlarda kalp krizi ve diğer ciddi riskleri artırabileceği uyarısını yapmıştı.
Champix piyasadan çekilmelidir
Meta-analize katkı sağlayan uzmanlardan Curt D. Furberg New York Times’ ta yayınlanan açıklamasında şunları söylüyor:
“FDA’ ya bildirilen ciddi yan etkilerin sayısına bakarak Champix’ in Amerikan ilaç piyasasındaki en zararlı ilaçlardan biri olduğunu senelerden beri biliyoruz. Şuur kaybına, görme bozukluklarına, intiharlara, saldırganlığa, depresyona ve diyabetin kötüleşmesine yol açtığını biliyorduk. Bu listeye artık ciddi kalp-damar hastalıklarını da ekleyebiliriz. Sigarayı bırakmak için çok daha iyi yöntemler var. Bu ilaç piyasadan kaldırılmalıdır.”
Firmadan para alanlar karşı çıkıyor
Mayo Klinik’ ten Dr. J. Taylor Hays ise ilacın “Ciddi kalp-damar olayları riskinin çok yüksek olmadığı ve sigarayı bırakmakla sağladığı olumlu etkiler dikkate alındığında faydalı bile olduğu” kanaatinde. Bu kişinin Pfizer’ den maddi destek alarak Champix ile ilgili araştırmalar yapan bir kişi olduğunu hatırlatmak isterim!
Pfizer’ in tıbbi işlerle ilgili başkan yardımcılarından Gail Cawkwell de şunları söylüyor:“Bu araştırmalarda kalp-damar hastası olanların sayısı çok az. Bunlara bakarak kesin karar vermek doğru değil. Champix sayesinde çok sayıda insan sigarayı bırakıyor ve bunun müspet etkilerini de hemen görmeye başlıyor.”
Champix’ in 2006’ da ilk çıktığında senede milyarlarca dolarlık satış yapacak bir ilaç olacağı umuluyordu ama yan etkileri ile ilgili raporların sağanak halinde gelmeye başlamasıyla bunun gerçekleşmeyeceği de anlaşıldı.
Tüm dünyada geçen sene 13 milyon kişiye yazılan Champix’ in satışları yüzden 10’ dan daha fazla azalarak 755 milyon dolara kadar düştü.
Gelelim neticeye
Hastalarım ve okurlarım benim yeni ilaçların gelişigüzel kullanımına nasıl şiddetle karşı çıktığımı iyi bilirler. Çünkü yeni ilaçlar hem etkinlikleri hem riskleri tam olarak belirlenmeden piyasaya çıkıyor.
Bundan 6 ay kadar önce yayınladığım bir yazıda bu ilacın çok ciddi nörolojik ve psikiyatrik hastalıklara yol açabilmesi sebebiyle ancak psikiyatri uzmanlarının tavsiye ve takipleriyle özel gruplarda kullanılmasının doğru olacağını yazmıştım.
Amerika’ da FDA’ nın Champix için kalp-damar hastalığıyla ilgili riskleri artırdığına dair “siyah kutu” uyarısı yapması bekleniyor.
Fransa’ nın ise ilaçla ilgili sorunlar sebebiyle Champix’ i mayıs ayında devlet sosyal güvenlik kurumunun geri ödeme kapsamından çıkardığını hatırlatmak isterim.
Ülkemizde sigaraya karşı çok başarılı bir mücadele yürüten Sağlık Bakanlığını Champix’ in gelişigüzel kullanılmaması için ciddi tedbirler almaya davet ediyorum.
Alkolün Azı Yararlı mı?
Yazan: admin 30 Temmuz 2011
Kategori: Sigara ve Alkol
Alkol beyne etki ederek insan iradesini zayıflatır, karaciğerde yağlanma ve siroza yol açar. Görme bozuklukları ve kan dolaşımında güçlüklere ve damar sertliğine sebep olur. Ayrıca adam yaralama ve cinayetlerde, yangınlarda, ırza tecavüzlerde, iş ve trafik kazalarında yine alkol önemli faktör olarak karşımıza çıkar.
Öyleyse alkolün az miktarı nasıl faydalı olabiliyor ve bazılarınca tavsiye edilebiliyor.
Birçok araştırmada alkolün “azı” bile zararlı çıkmasına rağmen göz ardı ediliyor, sipariş araştırmalarda “faydalı” çıkma hemen medyaya servis ediliyor.
İşte gerçek araştırmalar ve elde edilen sonuçlar:
Yeni Zelenda Auckland Üniversitesi’nden Rod Jackson ve çalışma arkadaşları, Lancet adlı tıp dergisinde yayınlanan araştırmalarında, alkolün bu güne kadar söylenenlerin aksine kalp ve damar sağlığı üzerinde koruyucu etkisinin olmadığını ispatladılar.
Az ile orta miktarda alkollü içecek tüketimi de sağlığı desteklemiyor.
Araştırma sonuçlarıyla ilgili Rod Jackson “Alkolün en küçük dozunun bile zararı, ileri sürülen yararından fazla” diyor. Alkolün iddia edilen koruma etkisinin büyük oranda kafa karıştırıcı araştırmalara dayandığını söyleyen Jackson, az miktarda alkolün faydası olduğunu savunan uzmanların olduğunu vurguluyor. “Örneğin, az oranda alkolün faydasını savunan bir çalışmada, içki içmeyi bırakanlar, asla içki kullanmayanlar kategorisine sokulmuş.
Araştırmayı yapan bilim adamları, bunların çoğunun sağlık sorunlarından dolayı alkolü bıraktıklarını ve çeşitli hastalıklardan muzdarip olduklarını belirtmemişler.”
Yeni Zelandalı tıpçılar, American Jownal of Preventive Medicina dergisinde (cilt 28, s.369,2005) konuyla ilgili bir makalede başka bir hatayı da örnek gösteriyorlar. Buna göre, kalp ve kan dolaşımı için kıstas alınan 30 risk faktöründen 27′si hiç içki kullanmayanlarda ölçülü tüketenlerden daha belirgin.
Son bilimsel araştırmaları değerlendiren İngiliz Kalp Vakfı Başkanı Belinde Zindan, “Biz insanları kalplerini korusunlar diye az oranda dahi olsa içki içmeleri için cesaretlendiremeyiz. Çünkü daha güvenilir yollar var. Bizim tavsiyemiz; sigarayı azaltmak, fiziksel aktiviteleri arttırmak, sağlıklı beslenme olabilir” diyor.
Stockholm dahi Karolinska Enstitüsü’nün 1969-1970 yıllarında askerlik yapan 50 binden fazla gencin 25-30 yıllık takiplerine dayanan araştırması oldukça dikkat çekici.
Araştırmaya göre haftada 15 gram (yaklaşık bir kadeh içki) veya daha fazlası alkol kullananların beyin damarlarındaki kan dolaşımının bozulduğu ve bu kişilerde beyin damarlarının tıkanmasına bağlı felçlerin çok daha fazla.
Enstitü yetkililerine göre gençlerde yararlı etki diye bir şey söz konusu dahi olamaz.
Düzenli olarak “makul” denilen miktarda alkol tüketiminin kalp ve damarlara iyi gelmediği Amerikalı ve Kanadalı araştırmacıların ABD’de yayınlanan bir çalışmasında da gösterildi. Buna göre, her gün belli miktarda alkollü içki içmek, sanılanın aksine kalp damar hastalıkları riskini azaltmıyor. Uzmanlar, ABD, Avrupa, Asya ve Karayipler’de daha güzel yapılmış 54 araştırmayı tahlil ettikten sonra belli miktardaki alkolün sağlık bakımından iyi olduğunun söylenmeyeceği sonucuna vardılar.
Victorya Üniversitesi doktorlarından Tim Stockwell, bu sonuçların, doktorların hastalıklarına düzenli şekilde belli miktarda alkol tüketmelerini tavsiye ederken daha ihtiyatlı olmaları konusunda uyarmalarının zaruret olduğunu gösterdiğini belirtmektedir. Mississippi Üniversitesi’nden bir grup bilim adamı son olarak etonolün – alkollü içkilerde bulunan alkol – kan damarı oluşumunu kolaylaştırdığını ortaya çıkardı.
Bu arada İtalyan epidemiyolaglar alkol ve kanser konusunda yapılan 150 çalışmayı inceleyerek günde içilen 25 gramlık alkolün – günde 2 şişe bira – sindirim sitemimizin üst kısımları, laranks, bağırsaklar, karaciğer ve meme kanseri riskini arttırdığını keşfetti.
İngiliz tıbbi bilim dergisi Lanat’a görüşlerini açıklayan uluslararası bir bilim grubu alkol kaynaklı hastalıkların dünyada çok büyük bir sağlık sorunu oluşturduğunu belirtiyor.
“Hastalıkların küresel yükünün dörtte birinin alkolden kaynaklandığını söyleyen bilim heyeti bu etkinin tütünün zararlarıyla aynı miktarda olduğuna da dikkat çekiyor.
Kırmızı şarabın antioksidan etkisine gelince:
Alman araştırmacılar siyah üzüm suyundaki antioksidanın kırmızı şaraptakinden daha iyi emildiğini ortaya çıkardılar. 2005 yılında Brezilya’da yapılan bir araştırma da araştırmacılar, siyah üzüm suyunun koroner atardamar yetmezliğine karşı, alkolün olumsuz etkilerini taşımaksızın koruma sağlayabildiğini ortaya koydu.
Alkolün “az miktarı” derken kadınları bekleyen bir tehlike daha var:
Kadınlar alkolün tuzağına erkeklerden çok daha kolay düşüyor ve sonuçlarından çok daha fazla etkileniyor” diyor. Colombia Üniversitesi Bağımlılık ve Uyuşturucu Kullanımı Ulusal Merkezi Başkanı Susan Foster.
Foster’e göre kadında tek bir kadeh içki erkekte iki kadehin etkisine eşit bir etki ortaya çıkarıyor. Genç yaşta içkiye başlayıp ilerleyen yaşlarında alkole daha da bağımlı duruma gelen kadınlar; kısırlık, osteoporoz ve kanser gibi ciddi hastalıklara daha yatkın hale geliyorlar.
Araştırmacılar ABD’de kadınların %60′ının içkiye düşkün olduğunu ve bunların %5 kadarının günde ortalama iki kadeh ya da daha fazla içki içtiğini gösteriyor.
Özellikle hamilelik ve emzirme dönemlerinde çok az içkinin bile sakıncalı olduğu belirlenmiş durumda.
Sonuç olarak, “az miktarda denilen” içki belirsizdir ve yanıltıcıdır. Çünkü herkesin, her iki cinsiyetin tahammül ve hassasiyet gücü farklıdır. Bu yüzden “alkolün azı” söz konusu olamaz. Ayrıca alkole az miktar içilerek başlanır ve giderek alkol bağımlılığı oluşur. Yine “az alkolün” faydalı olduğunu iddia eden araştırmacılar da olaya tek taraflı bakmaktadır ve yanlış varsayımlardan yola çıkmıştır. Üstelik “az alkolün” dahi zararlı olduğunu gösteren sayısız araştırma göz ardı edilmektedir.
Kaynaklar
1)Alkolün Azı da Zararlı. Murat Orhanlı Eğitim-Bilim Dergisi, Ocak-Şubat 2006
2)alkolün “az miktarda” olanı da çoğu gibi zararlı Zaman Gazetesi 1-Nisan 2006
3)”Alkolün Yasası ve Zararı Hakkında Çelişkili Haberler Okuyorum Hangisi Doğru?” Hürriyet Bilim Eki
4)Beyin Diyeti, sy 38. Degasus Yayınları, 2007
5)Kadın Alkolün Tuzağına Daha Kolay Düşüyor. Hürriyet Bilim Eki.
Yeşilay Mayıs 2007
DOÇ.DR. SEFA SAYGILI
Dini açıdan alkol ve içki: İslam’ın alkollü içkilere bakışı
Yazan: admin 30 Temmuz 2011
Kategori: Sigara ve Alkol
İslam, her tür zararlı maddeyi ve davranışı yasakladığı gibi, bireysel ve toplumsal açıdan birçok zararı olan alkollü içkileri de yasaklamıştır. Bu yasak Kuran, hadis, icma ve kıyas ile sabittir; alkollü içkinin veya birazının İslam’da yasak olmadığını söyleyen hiçbir alim yoktur. Tam tersine “Çoğu sarhoş edici olanın azı da haramdır.” hadisi gereği, tüm alimler alkollü içkilerin haram olduğunda ittifak halindedir.
Öte yandan bazıları “Alkolde de bazı yararlar vardır, az içmek kalbe faydalıdır!” gibi söylemlerle karşı iddialarda bulunmaktadırlar, fakat bunlar boş iddialardır. Bazı şeylerin biraz faydaları bulunabilse bile zararları daha çoktur ve bu yüzden yasaklanırlar. Zaten Kuran’da da içki ve kumarda bazı menfaatler bulunsa bile zararının daha çok olduğu belirtilir. Alkolün soğuk ülkelerde faydalı olduğu iddiası da doğru değildir, tam tersine vücut ısısının daha çabuk düşmesine sebep olarak donmayı hızlandırır.
Ayrıca alkol en başta sağlık için zararlıdır, vücut için yabancı bir madde ve zehirdir. Birçok aile sorunlarının, trafik kazalarının, kavgaların, ölüm ve yaralanmaların sebebidir.
Bilindiği üzere, alkol sadece dini açıdan değil, trafik açısından da zararlıdır. Aklı, dikkati ve kontrolü dağıtması gibi sebepler yüzünden trafikte alkollü araç kullanmak yasaktır. Seçim günleri de alkol alımı ve satımı yasaktır. Demek ki alkol zararlı, tehlikeli ve uzak durulması gereken bir maddedir.
Öte yandan insanın içebileceği helal olan sayısız rızık varken, haram olan alkole yönelmesi yanlıştır; alkol akli, tıbbi, dini ve dünyevi açıdan çok büyük zararları olan bir maddedir. Diğer tüm zararlı alışkanlıklar (uyuşturucu, sigara vb) gibi uzak durulmalıdır.
Maide Suresi, 90-91: Ey iman edenler! (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.
Şeytan, içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?
Alkolün Cinsel Hayata Etkileri
Yazan: admin 30 Temmuz 2011
Kategori: Sigara ve Alkol
Alkolün Cinsel etkileri konusunda çeşitli tartışmalar vardır. Bazıları az miktarda alkolün kişiyi rahatlatacağı teziyle cinsel performansı arttıracağını savunur. Alkolün bu etkisi çok tartışmalı olmakla birlikte, alkolün, az ya da çok olsun, orta ve uzun vadede kesinlikle cinsel sağlığı bozarak çeşitli cinsel işlev bozukluklarına neden olduğu tartışılmaz bir gerçektir.
Cinsel işlev açısından istek evresinde hem olumlu hem olumsuz etkileri olabilen alkolün, uyarılma fazında erkeklerde daha fazla olmak üzere olumsuz etkileri vardır. Empotansa yol açmasının ötesinde performans endişesini de arttırabilir. Orgazm alanında daha fazla bozulmaya yol açabilmektedir. Subjektif olarak cinsel ilişkide alınan zevk açısından çelişkili etkileri olduğu anlaşılmaktadır. Bununla beraber artan dozla beraber tüm evrelerde olumsuz etkileri görülmektedir.
Alkolün, az miktarlarda dahi olsa, kronik yani uzun süreli kullanımında ise sinir sistemi, karaciğer ve endokrin sisteme olan etkilerine bağlı olarak cinsel işlev bozukluklarında belirgin artış görülmektedir. Ayrıca cinsel işlevin evreleri dışında alkol nedeni ile evlilik ilişkisinde sorunlar, ilişkilerde kıskançlıkta artış ve cinsel suçlarda artış da dolaylı olarak cinsel işlevi olumsuz etkileyebilmektedir.
Alkol kullanan erkeklerde, erkeklik hormonu olan testesteron başta olmak üzere cinsellikle ilgili hormonlarda azalma olur. Buna bağlı olarak da testislerde küçülme, cinsel güçsüzlük yani iktidarsızlık, memelerin büyüyerek kadın memesi görünümüne yaklaşması gibi belirtiler görülebilmektedir.
Kadınlarda da alkol kullanımı çeşitli cinsel sorunlara yol açmaktadır. Cinsel isteksizlik bunlardan sadece biridir.
Adana Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi gören 80 kronik alkol bağımlısı üzerinde etil alkolün genetik yapıda oluşturduğu hasarlarla ilgili yapılan çalışmada, alkolik kişilerdeki kromozom hasar sayısı ve anormal hücre sayısının, oldukça fazla olduğu da ortaya çıkmıştır. Bozulan bu kromozomlar yeni nesilleri tehdit etmektedir.
Alkolün Ekonomik Zararları
Yazan: admin 30 Temmuz 2011
Kategori: Sigara ve Alkol
Alkolün insana ve topluma vermiş olduğu zararlardan biri de ekonomik zararlardır.
Alkolün ekonomik zararlarını bir kaç açıdan ele almak gerekir: kişinin uğradığı maddi kayıp, aile ekonomisine verdiği zararlar ve ülke ekonomisine verdiği zararlar.
Alkol kullanımı ciddi bir maddi harcama gerektiren bir konudur. Bu nedenle, alkol kullanan kişiler gelirlerinin önemli bir kısmını alkole vermektedirler. Bu da, alkol alan kişilerin genellikle diğer harcamalarını kısmalarına neden olmakta ve yaşam standartlarını düşürmektedir.
Ayrıca, pek çok aile reisi alkol kullandığı için ailesine yapacağı harcamayı alkole yatırmakta ve ailesinin ihtiyaçlarını yeterince karşılayamamaktadır. Bunun sonucu olarak da, aile içi huzursuzluklar artmaktadır.
Alkolün ülke ekonomisine de ciddi zararları vardır. Çünkü, alkol kullanan kişilerin iş verimleri düşmekte ve alkol kullanımının neden olduğu iş kazaları sonucu da ciddi maddi zararlar ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, ciddi sağlık sorunlarına neden olan alkol iş gücü kaybını ve sağlık harcamalarını daha da arttırmaktadır. Bunun dışında, ithal içkiler de ülke ekonomisinin döviz kaybına neden olmaktadır.
Alkolün Topluma Zararları
Yazan: admin 30 Temmuz 2011
Kategori: Sigara ve Alkol
Alkolün insan sağlığına zararının yanında belki de en önemli zararı topluma ve aileye verdiği zararlardır.
Ülkemizde işlenen suçların ve gerçekleşen kazaların çok ciddi bir oranı alkolden kaynaklanmaktadır.
Bunun en açık örneği;
Ülkemizde:
Cinayetlerin %85
Tecavüzlerin %50
Şiddet Olaylarının %50
Trafik Kazalarının %65
Eşlerini Dövenlerin %70
Akıl Hastalıklarının %60
Sebebi ALKOL’dür!!!
Bu nedenle alkol kişisel olduğu kadar, belki de daha fazla, toplumsal bir sorundur.
Aile içi geçimsizliklerin, kavgaların, siddetin ve boşanmaların da bir numaralı sorumlusu alkoldür.
Bu nedenle, alkol ile mücadelede toplum olarak bilinçlenmek çok önemlidir. Alkol kişisel bir eğlence aracı değildir. Toplumu ve aileyi derinden yaralayan bir tehlikedir.
Maide Suresi, 90-91: Ey iman edenler! (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.
Şeytan, içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?
Alkollü içeceklerin akıl sağlığı yönünden zararları
Yazan: admin 30 Temmuz 2011
Kategori: Sigara ve Alkol
Vücut sağlığını, aile düzenini ve toplum huzurunu bozan alkol, akıl sağlığı üzerinde çok ciddi tahribat yapmaktadır.
Alkol, sağlıklı düşünmeyi engellemekte, karar verme ve doğru hareket etme yeteneklerini yok etmektedir. Bir bardak bira dahi refleksleri yarı yarıya azaltır. Reflekslerdeki bu azalma trafik ve iş kazasında artışı beraberinde getirmektedir.
Alkol algıyı da azalttığı için kişi tehlikeyi daha geç fark etmekte, geç de olsa fark etse bile çok daha geç tepki verebilmektedir. Ve çoğu zaman iş işten geçmiş olmaktadır.
ABD’li araştırmacılar, az miktarda alınan alkolün dahi beyinde küçülmeye yol açtığını tespit ettiler. Hafızayı zayıflatıcı etkileri olan alkol, beyin hücrelerini öldürerek, beyni küçültmektedir. Herhalde hiç kimse küçük beyinli olmak istemez…
Beyin hücrelerini öldüren alkol, erken yaşlanma ve bunamaya yol açar.
İnme yani beyne bağlı felç riskini arttırır.
Bütün bu etkiler alınan alkolün miktarına göre artış gösterir. Az miktarda alınan alkol de beyinde hasara neden olmaktadır. Alınan alkolün miktarının fazla olması, beyinde gerçekleşen hasarların daha hızlı ve şiddetli olmasına neden olur. Belli bir miktarın üzerindeki alkol ise alkol zehirlenmesinden kişinin ölümüne yol açabilir.
Alkolün Vücuda Verdiği Zararlar
Yazan: admin 30 Temmuz 2011
Kategori: Sigara ve Alkol
Alkolün Vücuda Verdiği Zararlar Nelerdir? Alkol insan sağlığını ve toplum düzenini çok ciddi olarak bozmakta ve insan sağlığı üzerinde geri dönülmez hasarlara neden olmaktadır.
Alkolün en fazla tahribata neden olduğu organ beyindir. Alkolün doğrudan etkisi mantıklı düşünme, karar verme ve hareket etme yeteneklerini bozmasıdır. Bu etkiler, alkol alımının hemen ardından görülür ve ciddi kazalar, yaralanmalar ve hatta ölümlere neden olmaktadır. Alkol hafızayı zayıflatır. Alkol beyin hücrelerini öldürdüğü için zamanla beyin küçülür… Erken yaşlanma ve bunamaya yol açar.
Alkol kullanan kişilerde uyku bozuklukları ve uzun süre uyusalar bile yorgun kalkma şikayetleri sık görülür.
Göze giden görme sinirlerinde tahribata neden olarak, zamanla körlüğe kadar varabilecek hasarlara neden olur.
Mide ve yemek borusunu tahriş eder. Gastrit ve ülser oluşumuna yol açar. Vitaminlerin ve diğer besin maddelerinin vücut tarafından emilmesine engel olur. Vücut direnci ve sağlığı bozulur.
Baş ağrısı ve ağız kuruluğu yapar. Vücudun aşırı su kaybetmesine neden olur.
Kanser riskini çok büyük oranda arttıran alkol, yemek borusu, gırtlak, mide ve pankreas kanserlerinin en önemli nedenlerinden biridir.
Kadınlarda adet düzensizliği, erkeklerde iktidarsızlık yani sertleşme sorunları ve anne karnındaki bebeklerde de çok ciddi fiziksel ve zihinsel bozukluklara yol açar.
Kalp hastalıklarına neden olur. Kalpte ritim bozukluğu, kalp yetmezliği gibi sorunlara yol açmasının dışında damar kireçlenmesine de neden olmaktadır. Alkolü az miktarlarda alanlarda da kalp ve damar hastalıkları riski artmaktadır.
Yaralanmalarda, kanın pıhtılaşmasını önlediği için, ciddi kan kaybına yol açar.
Alkol donmayı hızlandırır. Alkol alan kişi vücudunda yalancı bir sıcaklık hisseder, oysaki bu, vücudun hızla ısı kaybettiğinin işaretidir…
Karaciğeri harabeder.
Alkol, diğer uyuşturucuların etkisini arttırdığı için alkol ile uyuşturucuyu aynı anda kullanan kişilerde çok tehlikeli sonuçlara yol açmaktadır.
Ayrıca, tedavi amacıyla kullanılan tıbbi ilaçlarla birlikte alkol kesinlikle kullanılmamalıdır.
Evet, alkolün azı da çoğu da vücuda çok ciddi zararlar verir. Bu nedenle, insan hem kendine hem de sevdiklerine bu kötülüğü yapmamalıdır…
Alkol Nedir¿
Yazan: admin 30 Temmuz 2011
Kategori: Sigara ve Alkol
Alkol Nedir? Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol.
Genel olarak bütün sarhoşluk veren alkollü içkiler kısaca alkol olarak adlandırılır.
Alkol renksiz, kokulu ve acı bir sıvıdır. -80 derece donan alkolün kaynama derecesi 78′dir. Çok yanıcı bir maddedir ve kuvvetli ısı verir. Bu nedenle, bazı füze motorlarında yakıt olarak kullanılır.
Pek çok çeşidi olan alkolün etanol denilen türü içki olarak tüketilmektedir.
Maide Suresi, 90-91: Ey iman edenler! (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.
Şeytan, içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?

