Vajinal akıntı neden olur ve Vajinal koku

Yazan: 10 Nisan 2012  
Kategori: Kadın Sağlığı

Fizyolojik Doğal Olan Vajinal Akıntılar ;

Bu vajinal akıntı çeşidi her kadında bulunabilen ve olması herhangi bir sağlık sorunu olduğu anlamına gelmeyen vajinal akıntılardır. Bu akıntı çeşidi yumurta akına benzer bir yapıdadır ve genellikle kokusuzdur fakat bazı kadınlarda bazen ekşimsi bir kodu olacak şekilde bir vajinal akıntı olabilir bu akıntıların bir diğer özelliğide genelde yanma hissi uyandırmaz ve cinsel ilişki sırasında acı verme durumu söz konusu değildir ve uzun süre boyunca devam edebilen akıntılardır.

Bu akıntılar zaman zaman normale göre çok fazla olabilir hatta bazı kadınlar bu akıntılardan dolayı kullandıkları ped ve iç çamaşırları devamlı ıslak olabilir. Genelde kadınlarda yumurlama döneminde akıntının kıvamı biraz daha sıvılaşma gösterebilir bu yumurtalama döneminde yumurtanın daha kolay dönlenmesini sağlayan bir durumdan kaynaklanıyor diyebiliriz.

Özellikle adet döneminde bazı kadınlarda vajinal akıntı daha çok koyulaşma gösterebilir hatta bu akıntılar vajinada belli bir kokuda yayılmasını sağlayabilirler bu adet dönemine etki eden hormonlarla alakalı bir durumdan kaynaklanır diğer bir taraftan hamile olan kadınlarda bu hormon seviyeleri devamlı üst düzeyde olduğundan bu durum tüm hamilelik boyunca devam edebilir. Doğal olan akıntılar genel anlamda bu şekilde tanımlanabilir tabi bu durum bazı zamanlar farklılık gösterip çok ileriye giderse ve akıntının rengi ve tarzı çok farklılaşırsa direk bir uzman doktora görünmekte fayda vardır çünkü bu durum sağlıksız bir durumun habercisi olabilir.

Doğal Olmayan Vajinal Akıntılar;

Vajinal enfeksiyonlara bağlı olarak gelişebilecek vajinal akıntılar doğal akıntılara göre biraz daha farklılıklar gösterir ve bu gibi durumlarda doğrudan bir uzman doktora görünmek her zaman yararınıza olacaktır. İsterseniz birazda doğal olmayan akıntılardan ve bunların sonuçlarından bahsedelim

 

Eğer vajinanızda oluşan akıntı

* süte benzer beyaz bir akıntı
* Yeşil yada sarıya benzer bir renkte ise
* Et suyuna benzer bir yapıda ise
* Kanlı bir akıntı ise
* Yada kötü kokulu bir akıntı mevcutsa

Bu durum bir hastalık belirtisidir ve bu akıntılar beraberinde yanma, kaşıntı, idrarda yanma, cinsel ilişki ile beraber acı hissi, kanama, vajinada şişlik gibi durumları ortaya çıkarabilir bu tarz bir durumda vajinada bir enfeksiyon olma ihtimali çok yüksektir ve uzman bir doktora başvurarak bir vajina kültürü yaptırmak iyi olacaktır. Enfeksiyon haricinde bu durumlara sebebiyet verecek durumlarda olabilir bunun için mutlaka ki doktorunuza görünmeniz gerekecektir.

Birazda akıntılara sebebiyet verecek durumlardan bahsedelim aslında vajinal akıntılara sebebiyet veren en önemli nedenlerden biri de vajinal temizlikten kaynaklanır özellikle cinsel ilişki ve adet döneminden sonra bilinçsizce yapılan vajina içi yıkama geleneği çok risklidir bu tarz durumlardan sonra vajinanın dış kısmı silinmesi gerekirler malesef ülkenizde vajina içini yıkama geleneği de vardır bu hareket malesef çok yanlış bir harekettir ve kesinlikle tavsiye edilmemektedir. Bunun dışında giyilen çamaşırın devamlı değiştirilmesi ve doğal ürünlerden üretilmiş kumaşlardan yapılmış çamaşırlar giyilmelidir. Banyo, havuz, tuvaletler gibi ortak kullanım alanlarında temizliğe çok dikkat edilmeli vücudunuzu rahatsız edecek kadar dar elbiseler giyilmemelidir.

Unutulmamalıdır ki bir miktar vajinal akıntı olması çok doğaldır hatta akıntı olmayıp kuruluk olursa buda bir hastalık belirtisidir kadınların en çok dikkat etmesi gereken şey kişisel temizliğe dikkat etmeleri ve vajina içini yıkamamalarıdır. Biraz daha dikkat ve özen her zaman daha mutlu bir sağlık demektir.

Akıntı vajinada ve değdiği yerlerde kaşıntı yapıyorsa bu vajinal mantar habercisidir.

Sevgili arkadaşlarım, vajina tıpkı vücudumuzun diğer bölgeleri gibi bakım, temizlik ve daha çok hijyen ister. Saten, ipeksi çamaşırlar giymekten kaçının, kesinlikle çamaşırınız pamuklu olmalı, kaşıntı gibi bir durumda asla dar şeyler giymeyin, eğer evdeyseniz çamaşırınızı çıkartın uyuyun. Vajinanızı çok sıcak suyla ve sabunla yıkamaktan kaçının. Vajinal şampuanlar var, hem tıbbı şampuanlar hemde kozmetik vajina laşmpuanlar var, vajina temizliğinde bu şampuanları kullanın. Vajinal rahatsızlıklarınızı asla göz ardı etmeyin ve çok kısa bir zaman içersinde uzman dokdora görünün.

Kadınlara Genital Temizlik Bezi

Yazan: 17 Ekim 2011  
Kategori: Kadın Sağlığı

Kadın hastalıklarına yol açıyor
Mersin Üniversitesi MEÜ Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ümit Türsen, \genital bölge temizliğinin bilinçli yapılmasının, çeşitli kadın hastalıklarının önlenmesinde en önemli etkenlerin başında geldiğini\ bildirdi.

Duyarlı olunmalı
Doç. Dr. Ümit Türsen, kadın genital bölgesinin temizliği konusunda duyarlı olunması gerektiğini, aksi halde başta enfeksiyon ve mantar olmak üzere çeşitli rahatsızlıkların oluşabileceğini, bunun da önemli sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti.

Yoğun alkolle silme gibi bilinçsiz uygulamaların enfeksiyona zemin hazırladığını vurgulayan Doç. Dr. Türsen, şu uyarılarda bulundu:

Kadınların peşini bırakmayan hastalık!

Yazan: 01 Ekim 2011  
Kategori: Kadın Sağlığı

Kadınların peşini bırakmayan hastalık!

Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Yasemin Bradley, kadınların en büyük sorunlarının başında gelen menopoz döneminde ortaya çıkan kemik erimesinden (Osteoropoz) kurtulmak için kalsiyum oranı yüksek su içilmesini önerdi.

Güçlü kemiklere sahip olmak için 35 yaşından sonra günde 1000 mg. kalsiyum alınması gerektiğini vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Yasemin Bradley, bu ihtiyacın süt, balık, koyu yapraklı sebzelerin yanı sıra kalsiyum oranı yüksek sulardan da alınabileceğini belirtti.

Kalsiyumdan zengin doğal mineralli su içmenin, günlük kalsiyum ihtiyacını karşılamada yardımcı olduğunu söyleyen Dr. Bradley, ” Üstelik suyun kalorisi de yok!” dedi.

Kalsiyum ihtiyacının arttığı dönemleri, ergenlik, hamilelik ve menopoz olarak sıralayan Dr. Bradley, bu dönemi yaşayan kişilerin kalsiyum oranı yüksek su içmeye daha çok özen göstermesini de istedi.

Kadınların en sorunlu ancak en doğal dönemini menopoz olarak niteleyen Dr. Bradley, şu bilgileri verdi:

Kemik erimesinin en yoğun olarak hissedildiği menopoz döneminde bir yandan ateş basmaları, öte yandan uyku bozuklukları ortaya çıkabilir. Östrojen eksikliğine bağlı idrar yapmakta zorlanma, yanma, kaşıntı, cinsel isteksizlik, disparaniya denilen cinsel ilişkilerde zorlanma ve ağrı görülmektedir.

Östrojen eksikliğine bağlı olarak menopoza girmiş kadınlarda kalp krizi geçirme riskinin 5 kat daha fazla arttığı bilinmektedir. Bu durumun östrojen eksikliğine bağlı kolesterol, lipo proteinler, düşük ve yüksek dansiteli lipo proteinlerin dengesinin bozulmasına bağlanmaktadır.

Bir kadının ortalama menopoza girme yaşı 49.3 ±5 olarak kabul edilmektedir. Türkiye’de ortalama menopoz yaşı 47, ABD’de 51′dir. Menopozun sonucunda ortaya çıkan osteoporoz ise hastayı artan kırık riskine maruz bırakacak düzeyde kemik kütlesinde azalma ve kemik mikro yapısında bozulmayla ortaya çıkan bir iskelet bozukluğudur. Kemik gücü, kemik yoğunluğu ve kemik kalitesinin bileşimini yansıtır. Osteoporoz halk arasında kemik erimesi olarak bilini

Menopoz ve Hormon Tedavisi

Yazan: 31 Temmuz 2011  
Kategori: Kadın Sağlığı, Sağlık Rehberi

Menopoz nedir?

Yaşamın bir döneminde çeşitli nedenlerle yumurtalıklarda östrojen hormonu üretimi durabiliyor. bu durum, ameliyatla yumurtalıkların alınması veya bazı ilaçların kullanılması sonucu olabiliyor. Bunların dışında kadınlar belirli bir yaşa ulaştıklarında, yumurtalıklardan östrojen üretimi kendiliğinden durabiliyor. östrojen hormonu yetersizliği ile birlikte çeşitli sorunlar da beraberinde geliyor. işte yaşamın bu östrojen hormonu eksikliği ile birlikte olan evresine menopoz diyoruz.

Bir kadınlık hormonu olan östrojen, temel olarak rahmin iki yanında yer alan yumurtalıklarda üretiliyor. Bunun dışında daha sonra değineceğimiz başka dokularda da, daha az olmak üzere östrojen hormonu üretiliyor.

Çocuğun ergenlik çağına girmesiyle, yumurtalıklar gelişerek östrojen üretmeye başlıyor. Kana karışan hormon memelere, kemiklere, kalın bağırsağa, idrar torbasına, cinsel organlara ve diğer dokulara gidiyor ve oralarda etkisini gösteriyor. Hormonun etkisiyle fizik ve psikolojik yapı değişiyor ve çocukluktan kadınlığa geçiş başlıyor.

Yumurtalıklarda üretilen diğer bir hormon da progesteron. İki hormon birlikte kadının cinsiyet ve üreme işlevlerini düzenliyorlar. Bir adet dönemi içinde kanda önce östrojen hormonu seviyesi yükseliyor; daha sonra östrojen seviyesi azalmaya başlarken kanda progesteron seviyesi yükseliyor. Bu sırada yumurtlama gerçekleşiyor. Adetin son kısmında her iki hormonun seviyesi düşüyor ve gebelik için hazırlanmış olan rahim içi dokusu, kanama ile atılıyor. Bu şekilde kadın periyodik olarak adet görüyor

Kadın belirli bir yaşa geldiğinde artık yumurtlama işlevi bozulmaya başlıyor ve östrojen hormonu üretimi yetersizliği ortaya çıkıyor. Bunun sonucu vücutta, östrojen hormonu yetersizliğine bağlı bazı değişikliklerin ortaya çıktığını görüyoruz. Bu süreç  ortalama 3-4 yıl sürüyor. Bu sürece perimenopozal dönem diyoruz; yani menopoza hazırlık evresi

Perimenopozal dönemde kadın hem adet görüyor hem de menopoz sorunlarının bir kısmını  yaşıyor. Adetler düzensiz; birkaç ay kanama olmadan geçebiliyor. Adet kanamaları zaman zaman çok azalıyor, bazen de aşırı kanama şeklinde olabiliyor. Adet görürken sıcak basmaları,  aşırı terleme nöbetleri ortaya çıkabiliyor. Bu dönemde hormon dengesi tamamen bozulmuş durumda; kimi zaman hormon düzeyi aşırı yükseliyor, kimi zaman çok düşüyor. Hormonlar aşırı yükseldiğinde, adet dönemlerinde memelerde hassasiyet ve ağrı gelişiyor. Adetle birlikte bu ağrılar azalıyor. Daha önce adet zamanlarında memeleri hassas olmayan kadın, bu ağrılar nedeni ile paniğe kapılabiliyor. Özellikle bu dönemde, her iki memede birden ortaya çıkan ağrılar, meme kanseri açısından önem taşımıyor. Değişmeyen, sürekli aynı noktada ve aynı memede  devam eden ağrı bizi meme kanseri açısından endişelendirmeli

haberler