SÜT VE SAĞLIK
Yazan: admin 26 Nisan 2012
Kategori: Sağlık Rehberi
SÜT VE SAĞLIK
Süt; su, yağ, protein, karbonhidrat, mineral ve vitaminlerden oluşmuştur. Bir su bardağı sütte (200ml) yaklaşık olarak9 gkarbonhidrat, 6 gr protein ve 6 gr yağ bulunmaktadır. Sütte bulunan yağların 2/3 ü doymuş yağlardan oluşmaktadır. Bu nedenle kolesterol problemi yaşayan bireylerin süt ve süt ürünlerini tüketirken dikkat etmeleri ve yağı azaltılmış ürünleri seçmeleri gerekmektedir. Yaşamın her döneminde büyük önem taşıyan süt ve süt ürünleri özellikle büyüme ve gelişme dönemlerinde, ihtiyaçların arttığı gebe ve emziklilikte daha da fazla önem kazanmaktadır. Süt ve süt ürünleri bu dönemlerde en fazla ihtiyacın arttığı mineral olan kalsiyumun en iyi kaynağı olarak gösterilirler. Kalsiyum çocukların kemik ve diş oluşumlarının tamamlanmasında, ileriki yaşlarda kemik yoğunluğunun azalmasını önlemede, gebe ve emziklilikte artan ihtiyaca bağlı depolardaki azalmayı önlemede yardımcıdır. Ayrıca bir süt ürünü olan yoğurdun sağlığı geliştirici etkisi artık herkesin bildiği bir gerçektir. Yoğurtta bulunan bakterilerin kanser, enfeksiyonlar, gastrointestinal hastalıklar ve astım gibi hastalıkları önleyici etkileri bilinmektedir. Bunun yanında yoğurdun içerdiği probiotik ve prebiotik maddelerin kabızlık, ishal, kalp hastalıkları, şeker, kemik erimesi ve kalın bağırsak kanseri gibi çeşitli rahatsızlıklara iyi geldiği, bağışıklık sistemini güçlendirdiği özellikle immunoglobulin A’dan zengin olduğu, B grubu vitaminler ve folik asit sentezinde yer aldığı, laktozun sindirimini kolaylaştırdığı ve ishali önleyici etkisinin bulunduğu da bilinmektedir.
Normal yetişkinlerde ihtiyaç 2 porsiyon süt veya yoğurt ile karşılanabilmekte ancak ihtiyaçların arttığı gebelik, emziklilik ve büyüme,gelişme dönemlerinde bu ihtiyaç 3-4 porsiyona çıkmaktadır.
| BESİN GRUPLARI | İçerik |
| Süt ve ürünleri | Protein, kalsiyum, fosfor, B2 B12, kalsiyum, a vitamini |
| Et, Yumurta, Kurubaklagil | Protein, demir, çinko, magnezyum, fosfor, B6, B12, B1 ve Avit |
| Sebze ve Meyveler | Folik asit, beta karoten, E vit, Cvit, B2 vitamini, kalsiyum, potasyum, demir, magnezyum, posa ve çeşitli antioksidantlar |
| Ekmek ve Tahıllar | B12 dışındaki Vitaminleri, özellikle B1 Vit. |
Sütün Yararları Zararları
Yazan: admin 26 Nisan 2012
Kategori: Sağlık Rehberi
Süt
Süt, kadınların ve dişi hayvanların yavrularını beslemek için memelerinden gelen, besin değeri yüksek beyaz sıvıdır. Ayrıca bazı bitkilerin türlü organlarında bulunan beyaz renkte öz suya ve erkek balığın tohumuna da süt denir.
Bebeklik ve Çocukluk Döneminde Süt Tüketimi
Dünyanın en yararlı içeceği süt, insanların doğumlarından itibaren aldıkları ilk besindir. İlk günlerinde annelerinin sütüyle beslenen bebeklere, daha sonraları hem anne sütü hem de hayvani sütler verilir. Süt bebeklerin narin vücutlarını sağlamlaştırır, güçlendirir.
Çocukluk döneminin ilk birkaç yılının, bir çocuğun gelecekteki sağlıklılığı üzerinde hayati bir önemi vardır. Gıdalar ve gıdaların önemli besin öğeleri, kuvvetli kemik ve diş, sıkı kas ve sağlıklı doku oluşturmaya yardım eden maddelerdir.
FatSüt, memeden kesilen çocuğun gıdasının önemli bir parçası olmaya devam eder. İki yaşın altındaki çocuklara tam yağlı süt verilmelidir. Çünkü sütteki yağın sağlayacağı enerji ve vitamin A’ya ihtiyaçları vardır. 2 yaşından sonra daha çeşitli gıdalarla beslenmeye başladıklarından diyetlerine Constityavaş yavaş yarım yağlı süt girebilir.
Ergenlik çağında besinlere ihtiyaç oldukça yüksektir. 12.5-15.5 yaş arasında erkek çocuklar daha hızlı büyürler ve yılda 10cm’ye kadar boyları uzayabilir. Büyüme hızı kızlarda biraz daha azdır.
Gençlerde Süt Tüketimi
Gençler için sağlıklı bir beslenme düzeni, mümkün olduğunca besleyici değeri yüksek olan çeşitli gıdaları içermelidir. Ergenlik çağında kalsiyum ihtiyacı kemiklerin büyüme ve gelişmesine bağlı olarak özellikle çok yüksektir.
Günde 500ml. süt veya eşdeğer miktarda peynir veya yoğurt, gençlerin kalsiyum ihtiyacını karşılayacaktır. Küçük bir kase yoğurt veya küçük bir parça peynir bir bardak sütün yerine geçebilir.
Süt aynı zamanda, enerji, protein ve çeşitli vitaminleri de sağlar ve yemek arası içecek olarak dişleri de korur.
Yaşlılık Döneminde Süt Tüketimi
Süt ve süt ürünlerinin uyumluluğu, çeşitliliği ve besleyici olması, bu ürünleri yaşlılar için de değerli kılmaktadır.
Yaşlı kimselerin besin ihtiyaçları genellikle daha genç yetişkinlerin ihtiyaçları ile benzerdir ve vitamin D dışında 65 yaşın üzerindeki kişiler için spesifik bir tavsiye yoktur. Enerji alımı azaldığında, diğer besinlerin alımı da düşecektir ve yetersiz beslenme riski artacaktır. Çeşitli besinleri baz alan dengeli bir diyet önemlidir.
Süt ve süt ürünleri gıdalara ilgisini kaybeden kişiler için özellikle önemlidir. Süt çeşitli gıdalarda çeşitli pişirme şekilleri ile kullanılabilir. Soslarda, puddinglerde, kahvaltılarda veya soğuk ve sıcak içeceklerde kullanılabilir. Süt ve peynir besleyiciliği arttırmak için diğer gıdalara eklenebilir (çorbalar, püreler gibi).
Yararları
* Kemik erimesini önler
* Mikrobik enfeksiyonlara karşı etkilidir
* İshali tedavi eder
* Mide rahatsızlıklarını giderir
* Sindirim sistemini düzene sokar
* Ülseri önler
* Beyine enerji verir
* Diş çürüklerini önler
* Kronik bronşiti önler
* Tansiyonu düşürür
* Yağsız süt, kolestrolü düşürür
* Kanserin önlenmesine yardımcı olur
Bileşimi
Süt Kompozisyonu Analizi, 100 gram için:
Bileşenler Birim İnek Keçi Koyun Bufalo
Su grm 87,8 88,9 83,0 81,1
Protein grm 3,2 3,1 5,4 4,5
Yağ grm 3,4 3,5 6,0 8,0
Karbonhidrat grm 4,8 4,4 5,1 4,9
Şeker (Laktaz) grm 4,8 4,4 5,1 4,9
Doymuş grm 2,4 2,3 3,8 4,2
Tek-doymamış grm 1,1 0,8 1,5 1,7
Çoklu-doymamış grm 0,1 0,1 0,3 0,2
Kolesterol mg 14 10 11 8
Kalsiyum iu 120 100 170 195
Kalp Masajı Nasıl Yapılır?
Yazan: admin 25 Nisan 2012
Kategori: Sağlık Rehberi
Bir kişinin kalbinin durması veya nefes alamaması gibi acil durumlarda hiç vakit kaybedilmeden sağlık kuruluşuna haber verilirken bir yandan da uygulanacak ilk yardımda sırası ile:
1. Kişinin soluk yolunun açık olduğundan emin olunur,
2. Solunumu durmuşsa suni solumun yapılır,
3. Kalbi atmıyorsa kalp masajı ile kalp atışlarının yeniden başlaması sağlanmaya çalışılır.
Bu 3′üne ilk yardımın ABC’si diyebiliriz.
Kalp Masajı Nedir?
Kalbin, çeşitli nedenlerle çalışamaz hale gelip kan dolaşımını sağlayamaması durumunda kalbe dışarıdan baskı yaparak kalbin içindeki kanın dolaşımını ve kalp atışının tekrar başlamasını sağlamak amacıyla uygulanan ilk yardım tekniğine “Kalp Masajı” denir. Kalp Masajı tekniğini bilmeyen kişilerin Kalp Masajı yapmaları tehlikelidir. Çalışan kalbe asla kalp masajı yapılmamalıdır. Ayrıca, göğüs kafesine aşırı yüklenmek kaburgaların iç organlara saplanmasına neden olabilir. Bütün bu nedenlerle Kalp Masajı bilinçli bir şekilde yapılmalıdır.
Yetişkinlerde Kalp Masajı Nasıl Yapılır?
- Öncelikle kazazedenin boynundaki şah damarından nabız kontrol edilmeli ve kalp atışlarını durduğundan emin olunmalıdır.
- Nabız alınamıyorsa kazazede sert zemine sırtüstü yatırılmalı
- Tercihen kazazedenin sağ tarafına diz çökülmelidir
- Sternum kemiğinin (iman tahtası) alt ucundan 2 – 3 parmak yukarı kısım belirlenmeli veya kemiğin orta noktası belirlenerek alt yarısının orta-alt kısmı belirlenmeli
- Bir elin ayası buraya yerleştirilmeli
- Diğer el üzerine yerleştirilmeli
Kalp Masajının Yapılacağı Nokta
Kalp Masajının Uygulanışı-
- Uygulanan gücün tek bir noktadan verilmesi için elin sadece ayası temas etmeli, parmaklar göğüs kafesi ile temas etmemelidir.
- Göğüs kemiği üzerine dik olarak baskı uygulayabilmek için dirseklerin bükülmemesine dikkat edilir.
- Her baskıda göğüs kafesinin 4 cm kadar aşağıya inmesi sağlanmalıdır.
- Bu işlem dakikada 80 -100 kez olacak tempoda uygulanmalıdır.
- Sıkıştırma ve gevşetme süreleri eşit olmalı ve
- İşlem sırasında ellerin göğüs üzerindeki yeri değişmemelidir.
- En az 3 dakikada bir kalbin kendi kendine çalışmaya başlayıp başlamadığını anlamak için nabız kontrol edilmelidir.
- Kalp kendiliğinden çalışmaya başladığı anda Kalp Masajına son verilmelidir.
- Kalp kendiliğinden çalışmaya başlamadıysa, tıbbi yardım gelinceye kadar uygulamaya devam edilmelidir.
Çocuklarda Kalp Masajı Nasıl Yapılır?
Çocuklara kalp masajı yapılırken daha hassas davranılmalı ve aşırı yüklenilmemelidir. Çocuklara kalp masajı yapmak için elin 3. ve 4. parmağını göğüste memelerin ortasının 1 – 1.5 cm kadar altına koyarak, göğüs 1.5 – 3 cm kadar çökecek şekilde nazikçe bastırılarak Kalp Masajı yapılır..
İlk Yardım Çantası
Yazan: admin 25 Nisan 2012
Kategori: Sağlık Rehberi
İlk yardım, çeşitli kaza ve yaralanmalarda, kazazedelerin ve yaralıların sağlık kuruluşuna götürülene kadar geçecek zamanda, kişilerin mevcut durumlarının daha kötüye gitmesini önlemeye yönelik uygulamalardır. Çoğu zaman, doğru uygulanan bir ilk yardım, yaralanmaların etkisini önemli ölçülerde azaltmaya yardımcı olabilmektedir. Bu nedenle, her zaman ve yerde yanımızda yeterli malzemesi bulunan bir ilk yardım çantası bulundurulması önemlidir.
İlk Yardım Çantasında Bulunması Gerekenler acil ve ilk müdahale anında kanı durdurmaya, yaranın mikrop kapmasını önlemeye ya da benzer durumlara karşı ihtiyaç duyulan temel malzemelerdir.
İstisnasız herkes yaşamının bir döneminde ilk yardım çantasına ihtiyaç duyar. Fakat çoğunlukla bu anlarda ya bir çanta bulamayız ya da bulduğumuz çanta bir işe yaramaz, çünkü içindeki malzemeler eksik ya da kullanılamaz durumdadır. Bu yüzden, lütfen evde ve seyahatte kullanacağınız ilk yardım çantasının düzenlenmesi için zaman ayırın. Çantanın basit ya da detaylı olması, kullanacak kişinin tıbbi bilgisine ve bir sağlık kurumundan ne kadar uzakta olduğuna göre değişir. Örneğin, şehir merkezinde oturan bir kişinin ihtiyaçları nispeten daha azken, dağda kamp yapanlarınki daha fazladır. Evde kullanılan ilk yardım çantasında genellikle küçük yanıklar, küçük kesikler, sıyrıklar, böcek sokmaları, burkulmalar, incinmeler, basit ağrı ve ateşin tedavisi için gerekli malzemeler bulunur.
Seyahat ilkyardım çantasında ise, tıbbi yardımın gecikebileceği düşünülerek yukarıdakilere ek olarak; kesikler, kırıklar, mide-bağırsak problemleri, cilt problemleri, alerjiler için ihtiyaç duyulabilecek tıbbi malzeme yer almalıdır. Çanta oluşturulurken, elden geldiğince basit olmasına özen gösterilmelidir. Su geçirmez, basit bir çanta tüm işinizi görecektir. Pahalı, gösterişli çantalara boşuna para verilmemelidir. Birkaç gözü olan bir çanta, malzemelerin gruplanarak saklanmasına yardımcı olacaktır. İyi bir çanta oluşturmanın yanında, onu nasıl kullanacağını bilmek de önemlidir. Bunun için ev halkının ilkyardım konusunda temel eğitimi alması gerekir. Eğitim lafı gözünüzü korkutmasın; bunun için düzenlenen kurslardan, bilen bir kişiden ya da en azından kitaplardan yararlanılabilir.
İlkyardımda dikkat edilmesi gereken temel kural; yardım edeyim derken hastaya zarar vermemektir. Yani, yanığa diş macunu sürülmemesi gerektiği ve yaraya tütünün uygun olmadığı bilinmelidir. Düzenlenen çanta eksilen, eskiyen ya da yıpranan malzemenin değiştirilmesi için yılda en az iki defa kontrol edilmelidir.
Evde Kullanılan İlkyardım Çantasında Olması Gereken başlıca malzemeler:
- Yapışkan rulo bant
- Rulo sargı bezi
- Kendinden ilaçlı küçük yara bandı
- Yaraları örtmek ya da temizlemek için steril kare gaz bezi (10 cmx10 cm)
- Burkulma ve incinmelerde kullanılmak üzere 5, 7 ve 10 cm’lik elastik bandaj
- Üçgen bandaj; havlu, örtü ya da turnike olarak kullanılmak üzere.
- Kaşıntı ve böcek sokmalarında kullanılmak üzere, sprey ya da losyon anestetikler
- Alerjik reaksiyonlar için tablet ya da şurup antiallerjik ilaçlar
- İnce lastik eldivenler
- Yaraları temizlemek için antiseptik solüsyonlar
- Yaralara sürülmek üzere antibiyotikli kremler
- Yanık ve yaralarda yapışmayan, yağlı tül bandaj
- Mikroplu atıkları koymak için torba.
- Çengelli iğne
- Makas
- Kıymıkları çıkarmak için cımbız.
İlk Yardım Malzemeleri Nelerdir?
Yazan: admin 25 Nisan 2012
Kategori: Sağlık Rehberi
İlk Yardım Malzemeleri, acil ve ilk müdahale anında kanı durdurmaya, yaranın mikrop kapmasını önlemeye ya da benzer durumlara karşı ihtiyaç duyulan temel malzemelerdir.
İşyerlerinde Bulunması Gerekli Olan İlk Yardım ve Tedavi Malzemeleri şunlardır:
- Bir adet ilk yardım broşürü
- Altı adet küçük sargı bezi
- Üç adet orta boy sargı bezi
- Beş adet üçgen sargı bezi
- Bir şişe amonyak
- Bir tüp aspirin
- İki tüp yanık pomadı
- Beş paket 25 gramlık hidrofil pamuk
- Bir adet makas
- Bir adet pens
- Yirmi adet çengelli iğne
- Bir kutu flaster
- Oniki adet enjektör
- İki adet küvet
- Altı adet ampul huile camphree
- Bir adet lastik bant
- İki ampul antispasmotik ve analjezik
Evde Kullanılan İlkyardım Çantasında Olması Gerekenler:
- Yapışkan rulo bant
- Rulo sargı bezi
- Kendinden ilaçlı küçük yara bandı
- Yaraları örtmek ya datemizlemekiçin steril kare gaz bezi (10 cmx10 cm)
- Burkulma ve incinmelerde kullanılmak üzere 5, 7 ve 10 cm’lik elastik bandaj
- Üçgen bandaj; havlu, örtü ya da turnike olarak kullanılmak üzere.
- Kaşıntı ve böcek sokmalarında kullanılmak üzere, sprey ya da losyon anestetikler
- Alerjik reaksiyonlar için tablet ya da şurup antiallerjik ilaçlar
- İnce lastik eldivenler
- Yaraları temizlemek için antiseptik solüsyonlar
- Yaralara sürülmek üzere antibiyotikli kremler
- Yanık ve yaralarda yapışmayan, yağlı tül bandaj
- Mikroplu atıkları koymak için torba.
- Çengelli iğne; bandajları tutturmak için
- Makas
- Kıymıkları çıkarmak için cımbız.
İlk Yardım Nedir?
Yazan: admin 25 Nisan 2012
Kategori: Sağlık Rehberi
Bir kaza ya da hayatı tehlikeye düşüren bir durumda, sağlık görevlilerinin yardımı sağlanıncaya kadar, hayatın kurtarılması ya da kazazedenin durumunun kötüleşmesini önlemek için, ilaç kullanılmadan yapılan uygulamalara ilkyardım denir.
Belirli bir eğitim almış ve insan vücuduna müdahale etme alanında yasalarla yetkilendirilmiş kişilerce yapılan, ilaçlı müdahalelere acil tedavi denir ve ilkyardım kavramı ile karıştırılmamalıdır. İlkyardım eğitimi almış olmak bir kişiyi sağlık personeli yapmaz.
İlkyardım bir kaza anında ya da hayatı tehlikeye düşüren durumlarda uygulanır. Bu durumlarda nasıl davranılması gerektiği sade vatandaşlar bir yana, ülkemizde itfaiye, sivil savunma, emniyet, eğitim, ulaşım, sanayi alanlarında profesyonel olarak çalışan insanlarca dahi yeterince bilinmemektedir. Az sayıda insanımızın katıldığı ilkyardım kursları ise nitelik olarak çoğu kez yetersiz kalmaktadır. Sürücü kursları, görsel ve yazılı basın aracılığıyla geniş kesimlere ulaşan ilkyardıma ilişkin çeşitli mesajlar ise anlamlı yararlar sağlamak bir yana pek çok traji-komik örnek olaylarla sonuçlanmaktadır.
İlkyardım bilgisi açığımızın büyüklüğüne paralel bir özelliğimiz de, ilkyardım gerektirecek olayların sıklığıdır. Yetersiz altyapı, eğitimsiz insan gücü, kurumsallaşma bozuklukları, idari ve kişisel sorumsuzluklar işyerlerinde, trafikte ve evlerde sık rastladığımız sakatlanma, yaralanma ve hatta ölümle sonuçlanan kazalara neden olmaktadır. Bireysel ve toplumsal zararları en aza indirmek dışında sosyal bir varlık olmanın bir gereği olarak, ilkyardım eğitimi almak ve uygulamak özel bir anlam ve önem taşımaktadır.
Vajinal akıntı neden olur ve Vajinal koku
Yazan: admin 10 Nisan 2012
Kategori: Kadın Sağlığı
Fizyolojik Doğal Olan Vajinal Akıntılar ;
Bu vajinal akıntı çeşidi her kadında bulunabilen ve olması herhangi bir sağlık sorunu olduğu anlamına gelmeyen vajinal akıntılardır. Bu akıntı çeşidi yumurta akına benzer bir yapıdadır ve genellikle kokusuzdur fakat bazı kadınlarda bazen ekşimsi bir kodu olacak şekilde bir vajinal akıntı olabilir bu akıntıların bir diğer özelliğide genelde yanma hissi
uyandırmaz ve cinsel ilişki sırasında acı verme durumu söz konusu değildir ve uzun süre boyunca devam edebilen akıntılardır.
Bu akıntılar zaman zaman normale göre çok fazla olabilir hatta bazı kadınlar bu akıntılardan dolayı kullandıkları ped ve iç çamaşırları devamlı ıslak olabilir. Genelde kadınlarda yumurlama döneminde akıntının kıvamı biraz daha sıvılaşma gösterebilir bu yumurtalama döneminde yumurtanın daha kolay dönlenmesini sağlayan bir durumdan kaynaklanıyor diyebiliriz.
Özellikle adet döneminde bazı kadınlarda vajinal akıntı daha çok koyulaşma gösterebilir hatta bu akıntılar vajinada belli bir kokuda yayılmasını sağlayabilirler bu adet dönemine etki eden hormonlarla alakalı bir durumdan kaynaklanır diğer bir taraftan hamile olan kadınlarda bu hormon seviyeleri devamlı üst düzeyde olduğundan bu durum tüm hamilelik boyunca devam edebilir. Doğal olan akıntılar genel anlamda bu şekilde tanımlanabilir tabi bu durum bazı zamanlar farklılık gösterip çok ileriye giderse ve akıntının rengi ve tarzı çok farklılaşırsa direk bir uzman doktora görünmekte fayda vardır çünkü bu durum sağlıksız bir durumun habercisi olabilir.
Doğal Olmayan Vajinal Akıntılar;
Vajinal enfeksiyonlara bağlı olarak gelişebilecek vajinal akıntılar doğal akıntılara göre biraz daha farklılıklar gösterir ve bu gibi durumlarda doğrudan bir uzman doktora görünmek her zaman yararınıza olacaktır. İsterseniz birazda doğal olmayan akıntılardan ve bunların sonuçlarından bahsedelim
Eğer vajinanızda oluşan akıntı
* süte benzer beyaz bir akıntı
* Yeşil yada sarıya benzer bir renkte ise
* Et suyuna benzer bir yapıda ise
* Kanlı bir akıntı ise
* Yada kötü kokulu bir akıntı mevcutsa
Bu durum bir hastalık belirtisidir ve bu akıntılar beraberinde yanma, kaşıntı, idrarda yanma, cinsel ilişki ile beraber acı hissi, kanama, vajinada şişlik gibi durumları ortaya çıkarabilir bu tarz bir durumda vajinada bir enfeksiyon olma ihtimali çok yüksektir ve uzman bir doktora başvurarak bir vajina kültürü yaptırmak iyi olacaktır. Enfeksiyon haricinde bu durumlara sebebiyet verecek durumlarda olabilir bunun için mutlaka ki doktorunuza görünmeniz gerekecektir.
Birazda akıntılara sebebiyet verecek durumlardan bahsedelim aslında vajinal akıntılara sebebiyet veren en önemli nedenlerden biri de vajinal temizlikten kaynaklanır özellikle cinsel ilişki ve adet döneminden sonra bilinçsizce yapılan vajina içi yıkama geleneği çok risklidir bu tarz durumlardan sonra vajinanın dış kısmı silinmesi gerekirler malesef ülkenizde vajina içini yıkama geleneği de vardır bu hareket malesef çok yanlış bir harekettir ve kesinlikle tavsiye edilmemektedir. Bunun dışında giyilen çamaşırın devamlı değiştirilmesi ve doğal ürünlerden üretilmiş kumaşlardan yapılmış çamaşırlar giyilmelidir. Banyo, havuz, tuvaletler gibi ortak kullanım alanlarında temizliğe çok dikkat edilmeli vücudunuzu rahatsız edecek kadar dar elbiseler giyilmemelidir.
Unutulmamalıdır ki bir miktar vajinal akıntı olması çok doğaldır hatta akıntı olmayıp kuruluk olursa buda bir hastalık belirtisidir kadınların en çok dikkat etmesi gereken şey kişisel temizliğe dikkat etmeleri ve vajina içini yıkamamalarıdır. Biraz daha dikkat ve özen her zaman daha mutlu bir sağlık demektir.
Akıntı vajinada ve değdiği yerlerde kaşıntı yapıyorsa bu vajinal mantar habercisidir.
Sevgili arkadaşlarım, vajina tıpkı vücudumuzun diğer bölgeleri gibi bakım, temizlik ve daha çok hijyen ister. Saten, ipeksi çamaşırlar giymekten kaçının, kesinlikle çamaşırınız pamuklu olmalı, kaşıntı gibi bir durumda asla dar şeyler giymeyin, eğer evdeyseniz çamaşırınızı çıkartın uyuyun. Vajinanızı çok sıcak suyla ve sabunla yıkamaktan kaçının. Vajinal şampuanlar var, hem tıbbı şampuanlar hemde kozmetik vajina laşmpuanlar var, vajina temizliğinde bu şampuanları kullanın. Vajinal rahatsızlıklarınızı asla göz ardı etmeyin ve çok kısa bir zaman içersinde uzman dokdora görünün.
Kadınlara Genital Temizlik Bezi
Yazan: admin 17 Ekim 2011
Kategori: Kadın Sağlığı
Kadın hastalıklarına yol açıyor
Mersin Üniversitesi MEÜ Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ümit Türsen, \genital bölge temizliğinin bilinçli yapılmasının, çeşitli kadın hastalıklarının önlenmesinde en önemli etkenlerin başında geldiğini\ bildirdi.
Duyarlı olunmalı
Doç. Dr. Ümit Türsen, kadın genital bölgesinin temizliği konusunda duyarlı olunması gerektiğini, aksi halde başta enfeksiyon ve mantar olmak üzere çeşitli rahatsızlıkların oluşabileceğini, bunun da önemli sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti.
Yoğun alkolle silme gibi bilinçsiz uygulamaların enfeksiyona zemin hazırladığını vurgulayan Doç. Dr. Türsen, şu uyarılarda bulundu:
Hangi Yöntemle Doğurmalı
Yazan: admin 17 Ekim 2011
Kategori: Sağlık Rehberi
Büyük olasılıkla tüm gebeliğiniz boyunca etrafınızdaki pek çok kadın size kendi doğum öyküsünü anlatacak, bazısı çok zorlandığını bazıları da çok rahat bir doğum yaptığını söyleyecektir. Bu hikayelerin ortak yanı hiçbirinin diğerinin aynısı olmamasıdır.
Özel bir an
Gerçekten de doğum eylemi özel bir durumdur. Farklıkadınlarda değişik şekillerde olduğu gibi aynı kadının farklı doğumları da birbirinden çok değişik olabilir.
Eylem farklı belirti özdeş
Doğum eyleminin farklı olmasına karşın yaklaşan doğumun belirtileri genelde benzerdir. Her kadında tüm belirtiler olmayabilir ancak varlığı doğumun irkaç gün ile birkaç hafta arasında gerçekleşebileceğini gösterir.
Hafifleme: Bebeğin aşağı inmesi
Gebeliğinizin son dönemlerine nefes almada zorlanmaya başlamanız normaldir. Bebeğinizin artık diyafram kasını iyice yukarı doğru itmesi ve göğüs boşluğunun azaltması bunun temel nedenidir. Doğum yaklaşırken bebeğin kafası doğum kanalına doğru iner. Bu sayede göğüs boşluğu ve diyaframınız üzerindeki baskı azalır. Artık daha rahat soluk alıp verebildiğinizi ve sanki hafiflediğinizi hissedebilirsiniz. Öte yandan bebeğin başının aşağıya inmesi mesaneniz üzerindeki baskının artmasına neden olur. Bunun sonucunda da tıpkı gebeliğinizin erken dönemlerinde olduğu gibi sık sık idrara çıkma gereksinimi duyarsınız. Bebek aşağıya indiğinde dışarıdan bakanlar karın yapınızın değiştiğini söyleyebilirler. Ya da nadiren ne siz ne de dışarıdan bakanlar böyle bir değişimin farkında olmayabilirler.
Gebelik dönemini sorunsuz atlatmak, doğumda daha az ağrı çekmek küçük detaylarda saklı.
Ayak Mantarı
Yazan: admin 17 Ekim 2011
Kategori: Sağlık Rehberi
1 . MANTAR ENFEKSİYONLARI ( dermatofit, tinea )
Vücut yüzeyinde dermatofitler denilen, cildin üst tabakası, tırnak ve saç gibi yerlerde üreyen, küf benzeri mantarlarla infeksiyon olmasıdır. Geçiş genelde insandan insana veya hayvandan insana olabilir.
Nedeni
Mantar infeksiyonu her yaşta olabilir. Tinea capitis ( saç mantarı ), tinea cruris ( kasık mantarı ) ve tinea pedis ( ayak mantarı ), tinea barba ( sakal ), tinea unguim ( tırnak ) özel mantar infeksiyonlarıdır.
Şikayetler
Etkilenen bölgede kaşıntı, cilt lezyonları ve kızarıklık, halkasal şekilli lezyonlar, koyu veya açık renkli değişik alanlar gibi belirti ve şikayetlere neden olabilirler.
Tanı ve tedavi
Tanı esas olarak cildin görünümüne göre konur. Bazı mantarlar özel bir mavi ışıkla karanlık odada incelenirse floresan verirler. Kesin tanı mikroskopla alınan parçaların incelenmesi ile konur. Ciltten alınan kazıntı ayrıca laboratuara gönderilerek kültürde üremesi değerlendirilebilir. Tedavide kişisel bakım çok önemlidir. Deri temiz ve kuru tutulmalıdır. Ciddi ve uzun süreli infeksiyonlarda hekime başvurulmalıdır. Hekim sizin için ağızdan kullanılan veya cilde sürülen ilaçlar önerebilecektir. Tedavi edilmediği zaman üzerinde bakterilerin üremesi ile ikincil bakteriyel infeksiyonlar olabilir.
Önlem
Genel olarak iyi temizlik şartları infeksiyonu önlemeye yardımcıdır. Mantarlar bulaşıcı olduğu için elbise, saç fırçası veya kişisel kullanılan gereçler risk grubunda olan veya mantar geçiren insanlarla paylaşılmamalıdır.
2 . AYAKTA MANTAR ENFEKSİYONU
Dermatofitler denilen mantarlar tarafından yapılan infeksiyondur. Vücudumuzda normalde bakteriler ve mantarlar hastalık yapmadan yaşarlar. Uygun ortam bulduklarında hızla çoğalıp, infeksiyona neden olabilirler. Ayak mantarı oldukça sık rastlanan bir cilt hastalığıdır. Genellikle ergenlikten sonra görülür. En sık görülen ve en çok tekrar eden mantar infeksiyonudur . Diğer mantar infeksiyonlarıyla birlikte görülebilir. Ayak mantarı ve benzer hastalıklara tinea infeksiyonları denir ve saç, tırnak ve dış deri gibi dokularda yaşayabilirler. Nemli ve ılık bölgelerde ürerler. Sıkı ayakkabılar giyilmesi, cildin uzun süre nemli kalması, küçük tırnak ve cilt sıyrıkları duyarlılığı arttırabilir. Tinea infeksiyonları bulaşıcıdır , direkt temasla veya aynı ayakkabı ya da duş zemininin kullanılması ile geçebilir.
Önlem
Ayak temiz, serin ve kuru tutulmalıdır.
Pamuklu, yün veya bunlar gibi emici maddelerden yapılmış çoraplar giyilmelidir.
Ayakkabılar ayağa tam olmalı ve böylece ayağa ya da tırnaklara travma azaltılmalıdır. Dar burunlu, yüksek topuklu, eski, yıpranmış ayakkabılar, çorapsız giyilen ayakkabılar veya başkasının ayakkabısı giyilmemelidir
Eski yıpranmış ayakkabılar, çorapsız giyilen ayakkabılar veya başkasının ayakkabısı.
Yüksek yoğunlukta mantar sporları içerebilecek yüzeylerde yalın ayak yürümekten kaçının : halı döşeli zeminler, banyo yerleri, duşlar, jimnastik salonları, soyunma odaları, yüzme salonları, hamamlar gibi.
Tırnaklar kısa ve düz kesilmelidir. Kenarlarını yuvarlak kesmeyin.
Vücudun diğer kısımlarında olan tinea pedis ve yüzeysel mantar infeksiyonlarına bakın ve tedavi ettirin. Normal ve anormal tırnakları kesmek için farklı tırnak makasları kullanın.
Aile üyeleri veya yakın arkadaşlar, temas eden kişiler tinea pedis ve tırnak mantarı için tedavi edilmelidir.
Kaşıntı, kızarıklık, sulanma, su dolu kabarcıklar, normal görünen tırnağın renginde değişme gibi durumlarda tinea pedis veya tırnak mantarından şüphelenin.
Şikayetler
Kaşınma, yanma, etkilenen bölgenin sızlaması görülebilir. Ayakta kızarıklık olabilir. Ayak tabanı, parmakları veya tırnakta kızarıklık ve inflamasyon oluşabilir. İçi su toplamış yaralar gözlenebilir. Kabuklanıp, dökülmeler olabilir. Tırnakta renk değişikliği, kalınlaşma, kabalaşma gelişebilir.
Tanı ve tedavi
Cilt kültürü ve kimyasal maddelerle inceleme yapılabilir. Tedavide kişisel bakım çok önemlidir. Cildi kuru ve temiz tutmak gerekir. Ayak sürekli kuru tutulmalıdır. Temiz çoraplar giyilmelidir. Hekim size mantara yönelik uygun ilaçları verecektir. Bunlar deriye sürülen ilaçlar ve ağız yoluyla alınan ilaçlar olabilir. Eğer mantar infeksiyonunun olduğu bölgede bakteriler de infeksiyon yapmışsa antibiyotik tedavisi de gerekir. Ayak mantarı zor iyileşebilir ve tekrarlayabilir. Uzun süreli tedavi ve önleyici tedavi gerekebilir.
3 . KASIK MANTARI
Kasıkta kaşınma sıklıkla ekzema veya başka nedenlerle olur. Kaşıntı ile birlikte sıklıkla erişkin erkeklerde olan bir hastalıktır. Nemli ve ılık alanlarda olabilir. Kötü hijyen, sıkı çamaşırın sürtünmesi, bölgenin uzun süre nemli kalması ile infeksiyona duyarlılık artar. Kasık mantarı genellikle cinsel organlarda oluşmaz. Diğer tinea infeksiyonlarına göre daha az ciddidir. Ancak anal bölgede kaşıntı veya rahatsızlığa neden olabilir.
Şikayetler
Kasıkta, anal bölgede kaşıntı, kızarıklık olur. Sınırları keskindir. Kuru ve kabuklu gibi olabilir. İçi sıvı dolu lezyonlar da olabilir. Ciltte koyu veya açık alanlar olabilir.
Tanı ve tedavi
Tanı esas olarak cildin görüntüsüne göre konur. Biyopsinin mikroskopik incelemesi veya kültür yapılabilir. Tedavide kişisel hijyen ve bakım önemlidir. Hekim sizin için uygun ağızdan veya cilde sürülen ilaçları verecektir. Tedaviye cevap verir, ancak bazı durumlarda dirençli olabilir. Lezyon bölgesinde kalıcı renk değişikliği yapabilir.
Önlem
Genel olarak iyi hijyen önemlidir. Banyodan sonra kurulanmak gerekir. Sürtünmeyi önlemeye çalışmak önemlidir. İç çamaşırlar sıkı ve havasız olmamalıdır.
4 . TIRNAK MANTARI
Hem el hem de ayak tırnaklarında görülebilir. Tırnaklar kalınlaşır, tabakalara ayrılır ve renk değiştirir. Uzun süreli tedavi gerektirir. Bazen tedaviye direnç ve nüks gelişebilir.
5 . SAÇ MANTARI
Genellikle çocukları etkiler. Bulaşıcıdır ve salgın olabilir. Genellikle hafiftir. Lezyonlar halkasal veya keskin kenarlı değildir. Kırılan saçların sonucu olarak tipik siyah noktalar olabilir. Bazı tiplerinde soluk, kırılgan saçlar vardır. Tedavi hekim tarafından yapılmalıdır. İlaçların yanı sıra uygun şampuanlarla da yıkanmalıdır.
6 . VAJİNAL KANDİDİYAZİS
Candida albicans özellikle kadınların genital florasında sıklıkla bulunan bir mantardır. Bu etkenin şikayete neden olacak şekilde vajinada aşırı çoğalmasına kandidiyazis denir. Bu hastalık kadınların 3/4‘ünde hayatlarında bir kez, yarısında da birden fazla kez olur. Normalde bulunan bu mantarın aşırı çoğalmasının altında pek çok faktör yer almaktadır. Geniş spektrumlu antibiyotiklerin kullanımı ve ağız yoluyla alınan doğum kontrol hapları alımı bu risk faktörlerinden ikisidir. Hamilelik, menstruasyon, şeker hastalığı, sıkı iç çamaşırları, HIV virüsü veya bazı ilaçlarla bağışıklığın baskılanması da diğer nedenlerdir.
Şikayetler ve belirtiler
Kadınlarda genellikle cinsel organda tahriş ve akıntı vardır. Kaşıntı ve yanma da önemli şikayetlerdir. Kaşımak nedeniyle vulva şişebilir ve çatlaklar oluşabilir. Cinsel ilişki sırasında ağrı hissedilebilir. Akıntı beyaz, peynirimsidir. Erkekler genellikle şikayetsiz taşıyıcılar şeklindedirler. Nadiren idrar yapılan yerden hafif bir kaşıntı olabilir. Özellikle cinsel ilişkiden sonra erkekler yanma ve tahriş hissedebilirler. Ciddi olgularda penis başında aşınmalar, çatlaklar olabilir.
Önlemek için neler yapılabilir?
Sıkı ve sentetik giysiler giymekten kaçının.
·Pamuklu çamaşırlar giyin.
·Genital bölgenizi yıkadıktan sonra kuru tutun. Çünkü nemli ortamlar mantarların üremesi için daha uygundur.
·Genital temizliği önden arkaya doğru yapın, böylece rektumdaki mikroorganizmaları vajinanıza taşımamış olursunuz.
·Mayo veya diğer ıslak giysilerinizi hemen değiştirin.
·Kadın hijyenik spreyleri veya deodarantlarını, parfümlü pedleri kullanmayın. Parfümlü, kremli tuvalet kağıtları kullanmayın. Bu gibi malzemeler vajinanın asitliğini değiştirerek infeksiyona yatkın hale getirebilir.


