Hamilelik Belirtileri

Yazan: 10 Eylül 2011  
Kategori: Anne Bebek

Hamileliğin ilk belirtisi adet gecikmesidir. Fakat her gecikmesi hamile kaldığımız anlamına gelmez. Adet gecikmesine, stres, yaşam tarzımızdaki değişiklikler, diet ve psikolojik gibi etkenlerde sebep olabilir.
Hamile kaldığımızı ne kadar erken öğrenirsek, gebelikle ilgili bakıma başlarız. Bu yüzden adet döneminiz geciktiği zaman hemen gebelik testi yapmalıyız.

Bu testler, kan ve idrarla yapılır ama en sağlıklı test kan testidir. İdrar testinde ise tam olarak adet gecikmesinin 10 gün sonrası tespit edilir.

Bu durumda, aile hekiminize danışıp hareket etmede fayda vardır. Eczaneden alıp kendimiz yaptığımız testler, laboratuardakilere nispeten güvenilirlik oranı düşüktür.

Hamileliğin ilk üç ayında anne adaylarında bazı psikolojik farklılıklar görülebilir. Anne adayı neşeliyken bir anda ağlama krizlerine tutulabilir. Zaman zaman sinirli, zaman zamanda çok sakindir.  Anne adayının bünyesi, hamileliğe alıştıkça bu sorunlar azalacaktır. Birçok gebelikte uyku sorunu da yaşanabilir,  Bunlar çok normal zira bütün gebe kadınların yaşadığı durumlardır.

Bunun yanı sıra baba adayında da duygu değişiklikleri yaşanabilir. Eşi için endişelenir, yaşamadığı bir durum olduğu için yardım da edemez. Fakat çevrelerinde çocuk sahibi bireyler varsa, şanslıdırlar bu durumun geçici olduğunu onların ağzından duymak biraz rahatlatacaktır, anne ve baba adayını. Yalnız unutulmamalıdır ki en profesyonel yardım konunun uzmanı olan bir hekimden alınabilir.

Bebeğin ilk kıpırdanması 20, haftalarda başlar. Daha önce anne olan bayanlara göre bebeğin kıpırdanmalarını 16. haftada hissettiklerini ifade ederken, ilk bebeğini bekleyen anne adayları 20 haftada kıpırdanma hissettiklerini dile getirirler.

hamilelik

Ne sıklıkta doktor kontrolü gitmeliyiz?

Bu konuda doktorunuzun, size önereceği çizelgeyi takip etmelisiniz. Bazı özel durumların dışında, 32 haftaya kadar, ayda bir kez. 32 ve 36 haftalarda 15 günde bir gidilir. Daha sonraki çizelgeyi doktorumuz çizecektir. Bu kontrollerimizde, önemli tetkikler yapılır. Bebeğin gelişimi takip edilerek, herhangi bir anormallik varsa buna yönelik tedavi uygulanır. Kendi ve bebeğinizin sağlığını riske atmamak için hamilelikte düzenli kontrollerine gitmeyi ihmal etmeyiniz.
Bebeğin cinsiyeti ne zaman öğreniriz?
Esasen bebeğin cinsiyeti döllenme meydana geldiği anda bellidir. Fakat bu cinsiyetin tespiti ancak dış cinsel organlar ültrason ile görülebilecek büyüklüğe ulaştığında mümkün olur. Çoğunlukla 14-16. haftalardan sonra bebek cinsiyetini ultrason ile tecrübeli gözler bebek cinsiyetini saptayabilir.

Artık Doğum Pilatesle Çok Kolay

Yazan: 10 Eylül 2011  
Kategori: Anne Bebek

Pilates denince akla, Madonnai Julia Roberts ve Ebru Şallı geliyor. Pilatesi Türkiye’ye Ebru Şallı getirdi. Bu uygulma  Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastanelere de girdi.  Ankara’da Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı ve Eğitim Hastanesi’ bu uygulamayı normal doğumu teşvik etmek adına hastalarına ücretsiz “gebe pilates” eğitimi verilmeye başlandı.
İstanbul’da bu uygulamayı Türkiye’nin  en gelişmiş kadın doğum hastanesi olan, Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Eğitim Araştırma Hastanesi oldu.
Uygulamaya katılan, anne ve baba adayları, 5 haftadan sonra sertifikalarını uzmanlardan alıyor.
Doğumu kolaylaştırdığını belirten uzmanlar, her anne adayına tavsiye ederiz dediler.

plateksle doğumebru-şallı
. Zeynep Kamil’de doğumu kolaylaştırmak için başlatılan ücretsiz pilates derslerine ilgi büyük, bu uygulama hafta içi her gün  8.00′den 17.00′ye kadar her saat başı yapılan çalışmalara hamile kadınlar eşleriyle katılabiliyor.
Hamile anne adayları, kendilerine ayrılan salonda, minderlerde pilates toplarıyla, pelvis kaslarını güçlendirip, doğru nefes vermeyi ve gevşeme hareketlerini çalışıyorlar. Gebelik okuluna, baba ve anne adayları birlikte geliyorlar.
Doğum Koçu olarak da adlandırılan Özlem Karabulut’ pilatesin faydalarını şöyle anlattı:  Bebeğin, anne karnında daha iyi beslenmesini sağlıyor. Anne adayının duruş bozukluklarının ortadan kalkmasını sağlıyor. Sırt, bel ve omuz ağrılarına iyi geliyor. Doğumdaki sancının süresini azaltıyor. Doğumdan sonra tüm kadınların şikayeti olan karın sarkmasını engelliyor.  Bu uygulama başladığında, hamile olan ve mezun olan 70 anne adayının, 50′sinin normal doğum yaptığını söyledi.
Doğum koçu Özlem Karabulut, platesle bebeğe çok oksijen gidiyor, bebeğe odaklanmamız daha rahat oluyor. Mutluluk hormonu olarakta bilinen, Endorfin vücutta artıyor.

Anne Sağlığı

Yazan: 10 Eylül 2011  
Kategori: Anne Bebek

Türkiye’de her gün 1 kadın hayatını kaybediyor. Doğuma bağlı nedenlerden, oluşuyor bu ölümler. 3 ten fazla hamilelikler bebek ölümü üç buçuk katı artıyor.
Birleşik Milletler Nüfus Fonu, Aile Planlaması Hayat Kurtarır, sloganı ile “Doğum aralıkları en az 2 yıl olmalı” diye yola cıktılar.
BM’de yapılan bir araştırmaya göre, aile planlaması tüm dünyanın sorunu. Yapılan araştırmada, dünyada iki yüz milyon kadın, aile planlamasının anlamını bilmedikleri ve buna bağlı olarak, her sene yirmi üç milyon istenmeyen gebelik yaşanıyor. Yirmi iki milyon kürtaj, yüz elli bine yakın gebeliğe bağlı anne ölümü, 1,4 milyon bebek ölümü gerçekleşiyor.
En fazla bebek ve anne ölümleri, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde görülüyor
Yapılan araştırmada Türkiye’nin durumu pek iyi değil.

aile-planlaması
Türkiye’de her gün bir kadın doğuma bağlı nedenlerden hayatını kaybediyor.

Doğum sırasında annenin hayatını kaybetmesi durumunda bebeğin ölüm riski de 8 kat artıyor.

BM Nüfus Fonunun vizyonunun, aile planlamasını tüm dünyaya yayıp, çocuk sahibi olma seçimi ve sayısını, anne-babanın birlikte vermesini sağlamak. Ve aile planlamasının yılda 175 bin kadının hayatını kurtaracağı öngörülüyor.

Eğer Hamileliğiniz Kış Mevsimine Denk Geldiyse Şanslısınız.

Yazan: 10 Eylül 2011  
Kategori: Anne Bebek

Eğer hamileliğiniz kış ayına denk geldiyse şanslısınız. Uzmanlara göre anne adayları başta beslenme olmak üzere birçok konuda daha şanslı.
Bu konuda uzman önerileri:
Anne adaylarının, sağlıklı bir hamilelik yaşayabilmeleri için, iyi ve doğru beslenmeleri gerekir. Kış meyve ve sebzeleri mineral ve vitamin deposudur, bol bol tüketiniz.
Kış mevsiminde, balıkta boldur, kalsiyuma hamile bayanların, normalinden iki kat daha fazla ihtiyacı vardır. Sekizinci haftadan sonra bebeğin kemik ve diş oluşumunda gereklidir.
Kuru baklagiller, yumurta ve et, demir-protein içerdiği içeriri. Bebek bekleyen anneler için önemlidir. Bebeğin, kas, beyin, diş ve kan yapımını sağlar.
sebze-meyve

Protein ve kalsiyum içeren süt ve süt ürünleri, bebek ve anne sağlığı için gereklidir. Demir eksikliğinde, hamile annede halsizlik, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikâyetler olur. Bebekte gelişiminde bozukluklar, düşük ve ölü doğuma neden olabilir. Hamileler yiyeceklerden tüm vitamin ve mineralleri alsalar bile mutlaka ağızdan demir-kalsiyum almaları gerekmektedir.
Her zaman mevsimine göre tüketmeliyiz, meyve ve sebzeleri. Kış sebzeleri, karnabahar, lahana, ıspanak, turp ve havuç. Meyveler, mandalina, portakal, ayva, nar diye sayabiliriz. Beslenme ile mevsimlerin arasında bağlantı vardır. Gebeler için, büyük şans dediğimiz kış sebze ve meyveleri gerekli mineral ve vitaminleri içersinde taşımalarıdır.
Kızarmış patates, . fast food ürünler bebeğiniz için zararlı olabilir(zehirli bir takım maddeler içerdiği için). Mevsiminde yetişen ve katkısız gıdalar tüketmeliyiz.

bebek bekleyen anne adayları

Bebek Nasıl Emzirilir

Yazan: 10 Eylül 2011  
Kategori: Anne Bebek

Emzirirken Dikkat Edilmesi Gerekenler;
• İlk önce bebeğinizin altını temizleyin.
• Emzirmeye başlamadan önce mutlaka ellerinizi sabunla yıkayın. Bu sayede, bebeğinizin mikrop kapmasını büyük ölçüde önle­miş olursunuz.
• Meme başınızı nemli ve temiz bir bezle silin.
• Bebeğinizi emzirmek için rahat bir pozisyon seçin. (Normal doğum yapmış kişiler özellikle dikişleri varsa oturmakta ol­dukça zorluk çekerler. Yattığınız yerden ya da sırtınıza bir iki yastık koyup ona yaslanarak da bebeğinizi emzirebilirsiniz.)
• Sırtınızı bir yere dayayarak destek alın.
• Bebeğinizin yüzü ve bedeni tam olarak size dönük olmalıdır. Daha çok emzirme = Daha çok uyarı = Daha çok süt
• İlk memeniz boşalıncaya kadar bebeğinizi emzirmeye devam edin. (yaklaşık 15 dakika) Bebeğiniz doymazsa diğer meme­ye geçebilirsiniz.
• Emzirmeye daima en son emzirilen memeden başlayın. O boşalınca diğerine geçin.
• Memelerden birini daha az emzirirseniz o memedeki süt yapımı azalacak ve durma noktasına gelecektir. (Sütü aza­lan memeyi bebek bir süre sonra emmek istemeyecektir. Bebek emmeyince de o memede süt yapımı tamamen du­racaktır.)
• Her emzirmede ilk gelen sütte daha az yağ bulunur. Bebeği­niz emdikçe sütün yapısı değişerek yağ miktarı artar. Son ge­len yağlı süt bebeğinizin doygunluk hissetmesini sağlar. Bu nedenle özellikle gece yatmadan bebeğinizin çok az emerek uyumasına izin vermeyin. Onu gıdıklayarak, yumuşak uyarı­cı hareketler yaparak uzun süre emmesini sağlayın. Böylece karnı güzel doyan bebeğiniz uzun süre uyusun. Kısa süre emerek uyumasına izin verirseniz sık sık acıktığı için uyana­cak ve sizin uyumanıza izin vermeyecektir.
• Her bebeğin emme süresi farklıdır. Bu süre 5 ila 30 dakika arasında değişebilir. (İlk zamanlar kısa süre emerler. Büyü­dükçe çene kasları kuvvetlenir ve daha uzun süre emmeye başlarlar.) Ancak emme süresi bir saati geçerse doktorunuza danışın.

bebek nasıl emzirilir, bebek emzirme biçimi şekili yolları

• Göğüs temizliğinde sık sık sabun kullanmaktan kaçınmalısı­nız. Meme başında çatlaklara sebep olabilir. Başı anneye doğru, gövdesi dışarı dönük olan bir bebek me­me başını tam kavrayamaz.
• Bebeğinizin başını kolunuzun iç kısmına yerleştirerek aynı kolunuzla bacak kısmından tutun (İlk zamanlarda bebeğinizi küçük bir yastığın üzerine yatırarak kucağınıza alırsanız em­zirirken onu incitmek gibi bir endişeniz olmaz).
• Bebek hiçbir zaman yalnızca başından tutulmamalıdır. Anne­nin bebeği tutan ön kolu, onun sırtını, eli ise kalçasını destek­leyecek şekilde olmalıdır.
• Diğer elinizin iki parmağıyla meme başını sıkıştırarak bebe­ğinizin dudaklarına değdirin. Hemen ağzını açarak emmeye başlayacaktır.
• Bebeğinizi emzirmeyi, sadece meme başından değil, meme başının çevresindeki koyu renkli kısım da bebeğin ağzına gi­recek şekilde yapmalısınız.
• Bu şekilde bebeğinizi tutuğunuzda, bebeğinizin çenesi ile memeniz arasında boşluk kalmamalıdır.
• Bebeğiniz memeyi emerken, memenizin burun deliklerini ka­patmamasına dikkat etmelisiniz. Memenin üzerindeki parma­ğınızı hafifçe bastırıp, bebeğinizin rahat nefes almasına im­kan hazırlamalısınız.
• Ayrıca bebeği emzirme sırasında uyuyup kalma ihtimalinizi göz önünde tutmalısınız (özellikle geceleri). Bu durumda be­beğin nefessiz kalmasını engellemek için en uygun pozisyon­da olmalısınız.
• Emzirme işlemi bittikten sonra, memenizin ucunu sıkıp bir damla süt gelmesini ve bunun meme başına dağılarak kuru- n masını sağlayın. Yani kendi sütünüz ile meme başınızı temizleyin. Yaptığınız bu işlem, çatlamayı önleyerek meme başının yumuşak kalmasını sağlayacaktır.

Doğum Sonrasında Göğüslerin Şişmesi

Yazan: 10 Eylül 2011  
Kategori: Anne Bebek

Yeterince emzirmeme ya da aşırı tatlı yeme ve çok sıvı alımı so­nucu memelerde süt birikimi olabilir. (Her kişinin metabolizması farklı olduğundan süt yapımı miktarı da kişiden kişiye değişir.)
Memeler şişer ve sertleşir. Meme başından süt fışkırır, (sutyeni­nizin içine temiz bir bez katlayarak koymanız çamaşırlarınızın da sütle ıslanmasını engelleyecektir). Memelerde ağrı ve acı duygusu hissedilir. Memeler üzerindeki damarlar gerginlik yü­zünden görünür hale gelir. Bu durumda;
- İstirahat edin,
- Bebeğinizi sık sık emzirin.
- Bebeğiniz memeyi boşaltamıyorsa sütü elle ya da pompayla boşaltın. (Doktorunuza doğum sonu kontrole gittiğinizde bu durumu söyleyin. Gerek görürse meme boşaltılması hasta­nede otomatik pompa ile yapılır.)
- Memenizin sert ve çok gergin olmasından dolayı meme ucu­nu bebeğiniz yakalayıp emmede zorluk çekebilir. Emzirme işlemine geçmeden önce memeden biraz süt sağarak meme ucunun yumuşamasını sağlayın. Böylece, bebeğiniz meme ucunu daha kolay kavrayıp rahat bir şekilde emecektir.

dogum sonrası meme şişmesi büyümesi

- Memeniz bu şekilde yumuşamamışsa sıcak havlu ile komp­res yapın. (Göğsünüz üzerine sıcak havluyu koyup biraz bek­letin) Sağdığınız süt ile memenize masaj yapın. Meme ucu­nuzun görünür ve tutulur bir hale geldikten sonra emzirmeye başlayın. Yoksa bebeğiniz meme ucunu yakalamaya çalışır­ken yorulacak ve yeterince süt ememeyecektir. Hem o aç şekilde uyumuş olacak hem de sizin göğüsleriniz hiç boşalmamış olacaktır.
- Sağılan süt çok fazla ise atmayın. Anne sütü oda sıcaklığın­da 8 saat, buzdolabında 2 gün bozulmadan kalabilir.

Kadınlarda Doğum Sonrası Depresyon ve Ruhsal Değişiklikler

Yazan: 10 Eylül 2011  
Kategori: Anne Bebek

Doğum sonrası depresyonu geçiştirilmeyecek derecede önemlidir. Doğum yapan her 100 kadından 15′inin başı­na gelmesi muhtemel bir olaydır. Vakit kaybetmeden te­davi edilmesi gerekir. Aksi halde hem anne, hem be­bek zarar görebilir. Bu hastalığın tedavisi mümkündür.

Yapılan değerlendirmede depresyon tanısı konulmuşsa, vakit geçirmeden tedavi gereklidir. Erken tanı ve tedavi olası olumsuz sonuçları önleyebilir. Psikoterapi oldukça başarılı sonuç verme­sine rağmen şiddetli depresyonlarda ilaç tedavisi gerekebilir.
Doğum sonrası depresyonda yeni annelerin çeşitli takıntıları da olabilmektedir. Bu takıntıların çoğu yeni doğan bebeğe karşı şid­det göstermeye ilişkindir. Anneler öfkelerini denetleyemeyeceklerine ve çocuklarına zarar verebileceklerine ilişkin takıntıları ile makas ve bıçak gibi sivri cisimleri tutmaktan bile çekinebilirler.
Çalışmalar, çocukluğunda anne babasından yeterli ilgi ve sevgi görmemiş annelerde depresyonun daha sık görüldüğünü ortaya çıkarmıştır. Ayrıca hamilelikte veya daha önceden depresyon geçirmiş olanlarda depresyon riski daha da yüksektir. Planlan­mamış veya istenmeyen gebeliklerde yine riskin arttığı bilin­mektedir.
Doğum sonrası depresyon derecesine varmış bu ruhsal dalga­lanmalar her zaman anne tarafından fark edilmeyebilir. Bu gibi durumlarda ailenin diğer bireyleri ve özelliklş de kadının eşi, doktora başvurulması gereken durumları iyi bilmelidir.

doğum sonrası depresyon

Duygusal dalgalanmalar, doğum yapan kadınların yarıya yakınında ilk hafta ortaya çıkıp onuncu gün civarında kendiliğinden kaybolur.

Bu dönemde:

• Ruhsal gelgitler (coşku ve kaygı arasında hızlı gelgitler)
• Ağlama krizleri,
• Hüzün, mutsuzluk,
• Kendini yorgun, halsiz hissetme (“enerjisi çekilmiş” gibi his­setme),
• Baş ağrıları,
• Yaşama arzusunu kaybetme,
• Sıkıntı, huzursuzluk, yerinde duramama,
• İştahsızlık ya da aşırı iştah,
• Dikkat dağınıklığı, karar verememe,
• Günlük işleri yapamama, bunlara karşı isteksizlik,
• Kendini değersiz görme,
• Ümitsizlik,
• Uykusuzluk ya da her gün aşırı uyuma görülebilir.

Yapılması Gerekenler;
Bu duygusal dalgalanmaların varlığı, bir problemden çok doğu­mun bir parçası olarak kabul edilmelidir. Birçok anne, bunun geçi­ci ve normal olduğunu düşünerek bu durumu kolay atlatmaktadır. Bazı yeni anneler ise “iyi bir anne” olamadıklarını düşünüp, aslın­da “anne olmayı hakketmedikleri” duygusuna kapılabilmektedirler.

Bu dönemde ailenin özellikle de eşin anlayışlı davranması ve annenin güvenini kazanmasına yardımcı olması gerekmektedir. Lohusalık döneminde görülen bu durum, özel bir ilaç tedavisi gerektirmez. Ayrıca annenin yaşadığı bu duygusal dalgalanma­lar bebeğiyle ilgilenmesine ya da bebeğin bakımına engel oluş­turmaz.
Anneye bu dönemde destek olunmalı, yeterli uyku almasına özen gösterilmelidir. Annenin yaparken.mutlu olacağı ve kendini yormayacağı işleri yapması teşvik edilmelidir (basit ev işleri, çi­çek bakımı vs.).

Memenin Yapısı ve Anne Sütünün Oluşumu

Yazan: 10 Eylül 2011  
Kategori: Anne Bebek

Memenin Yapısı ve Anne Sütünün Oluşumu

Meme dokusu, yağ ile bağ dokusu içerir ve süt yapımını sağla­yan kesecik ve kanallardan oluşur.
Süt yapıcı sistem, pek çok hormonal etkene bağlı olarak iki aşa­mada oluşur. Bu aşamalar kadınlarda ergenlik ve gebelik döneminde ger­çekleşir. Gebelik sırasında salgılanan hormonlar sayesinde (östrojen, progesteron, proiaktin) kanallar uzar, dallanır, süt yapan kesecikler büyür. Hamilelikte göğüslerin büyüme nedeni, bu süt yapan dokunun artmasıdır.

emzirme, bebek, anne sütü

Doğumla birlikte süt salgılanmasını engelleyen progesterofl hormonu ortadan kaybolur. Böylece memelerden süt gelmeye  başlar. Sütün devamı için prolaktin ve oksitosin hormonlarına ihtiyaç vardır. Bu hormonlar bebek memeyi emdikçe salgılanmaya devam eder. Emmenin durmasına bağlı olarak bu hora monların salgılanması da azalır ve bir süre sonra biter. Böylece genelde emzirme eyleminin durdurulması, süt yapımını da durdurmuş olur.

Anne Sütü ve Emzirme

Yazan: 31 Temmuz 2011  
Kategori: Anne Bebek

Emzirme son derecede sağlıklı ve doğal bir yöntemdir. Her memeli canlı gibi insanlarda yavrusunu doğumdan hemen sonra emzirmelidir. Emzirmeye, doğum şekli normal veya sezaryen olsun, mümkün olduğunca doğumdan hemen sonra başlanmalıdır.Çünkü saatler süren doğum eylemi sonrası dünyaya gelen bebek yorgundur ve acıkmıştır.

 

Emzirmenin diğer yararları ise şunlardır:

  • Doğumdan hemen sonra emzirmeye başlama ile annede doğum sonrası kanamalar da azalacaktır.
  • Her gebe kadının vücudunda, hamilelik süresinde bebeğini emzirebilmesi için gerekli değişimler olmaktadır. Bu yüzden her anne emzirme yeteneğine sahiptir. Önemli olan bu yeteneğini uygun şekilde kullanabilmektir.
  • Loğusalık döneminde sütün bol bir şekilde gelmesi için annenin yapması gereken iki konu vardır: Bebeğini sık sık emzirmek ve bol miktarda sıvı tüketmek..
  • Sütün bol ve uzun süreli gelebilmesi için bebek her istedikçe ve de sık sık emzirilmelidir.
  • Emzirmede her iki göğüs birden kullanılmalıdır. Daima bir önceki emzirmede kullanılan son göğüsten başlanmalıdır.
  • Emzirmede en rahat pozisyon seçilmeli ve bebeğin başı ve gövdesi tam olarak anneye dönük olmalıdır.
  • Emzirme meme başından değil, meme başı çevresindeki koyu renkli kısmı kaplayacak şekilde yaptırılmalıdır.
  • Göğüs temizliğinde sık sık sabun kullanılmasından kaçınılmalıdır.
  • Bebekler doğduklarında hayatlarının ilk 4 gününde kendilerine yetecek kadar vücutlarında yedek su ile birlikte doğarlar. Bu nedenle anne sütü bollaşana kadar dışardan su veya diğer içeceklerin verilmesine gerek yoktur.
  • Anne sütü, bebeklerin normal büyümesini ve gelişimini sağlayacak en ideal yapıdadır. Hiçbir yiyecek veya içecek anne sütünün yerini tutmaz.
  • Anne sütü hastalıklardan koruyucudur. Anne sütü ile beslenen bebeklerde ishal ve solunum sistemi hastalıkları çok daha az görülür. Annenin ilk 4-5 günlük sütü olan “Ağız sütü”nün (Kolostrum) bebeğe verilmesi çok önemlidir. Çünkü ağız sütü adeta bebeğin ilk aşısı gibidir.
  • Gereksiz yere başlanan ek gıdalar sonucunda bebekler kısa sürede anne sütünü bırakabilirler.
  • Anne sütü temizdir ve en uygun sıcaklıktadır.
  • Anne sütünü vermek için para harcamaya gerek yoktur, en ekonomiktir.
  • Bebek acıktığında anne sütünü hemen verme imkanı olduğundan bebeğin mama beklerkenki gibi ağlaması söz konusu değildir.
  • Anne sütü ile beslenen bebeklerde alerjik hastalıklar çok daha az görülür.
  • İlk 4 ay içerisinde bebeklere anne sütü dışında su dahil hiçbir ek gıda verilmemelidir.
  • Emzirme sırasında anne ile bebek arasında aynı zamanda bir duygusal bağ oluşur ve bu güven bağının, bebeklerin çocukluk dönemlerini dahi olumlu yönde etkilediği saptanmıştır.
  • Bebeklerini emziren kadınlarda ileri yaşlarda göğüs kanseri görülme riski azaldığı tesbit edilmiştir.

Emzirme ve Anne Sütü Neden Önemlidir ?

Anne sütünün yararları ve emzirmenin önemi saymakla bitmez. Emzirme son derecede sağlıklı ve doğal bir yöntemdir. Her memeli canlı gibi insanlar da yavrusunu doğumdan hemen sonra emzirmelidir.
İşte yapılan bilimsel çalışmalar sonucu ortaya çıkan ve önemi her geçen gün artan emzirmenin yararları:
1.Dünya Hekimleri, WHO ve UNICEF emzirmeyi öneriyor.
Anne sütü ister prematüre, ister hasta doğmuş olsun, tüm yeni doğanlarda tercih edilmesi gereken beslenme şeklidir. Amerikan Çocuk Hekimleri Akademisi’ne göre emzirme en az 12 ay devam etmelidir, bu süreden sonra isteğe bağlı olarak emzirme devam edilebilir.
Özellikle doğumdan sonra ilk 6 ayda, bebekler anne sütü haricinde hiç bir ek gıdaya gereksinim duymazlar.
2. Emzirme kadınlara özel bir durumdur ve anne ile bebek arasında güçlü bir duygusal bağ oluşmasını sağlar. Bu güven bağı çocukluk dönemine kadar devam eder.
Emzirme ile anne vücudundan “oksitosin” isimli hormon salgılanır. Bu hormon hem sütün memelerden dışarı atılmasından sorumludur hem de doğum sonrası rahmin toparlanmasını kolaylaştırır. Aynı zamanda annelik güdüsünün gelişmesine yardımcı olur ve anne ile bebek arasında güçlü bir bağ gelişmesini sağlar.
3. Emzirme bebeğin duygusal gereksinimlerini karşılar.
Tüm bebekler kucaklanmayı ister. Çalışmalar kucakta tutulmayan prematür bebeklerde ölüm riskinin daha fazla olduğunu göstermektedir. Bir bebek için, kaç aylık olursa olsun emzirme esnasındaki pozisyonundan daha rahat bir duruş şekli yoktur. Bu bebeğin ruhsal gelişimi için son derece önemlidir.
4. Anne sütü bebek için mükemmel bir besin maddesidir.
Anne sütü türe özgü bir salgıdır ve başka hiçbir besin maddesi anne sütünün bebeğe sağladığı yararları sağlayamaz.
5. Emzirmemek annede meme kanseri riskini arttırır.
Yapılan çalışmalarda emzirmenin meme kanseri riskini azalttığı saptanmıştır. En az 24 ay emzirenlerde bu azalma % 25 oranında olmaktadır. Emzirmeye genç yaşlarda başlayanlarda bu azalma daha fazla olmaktadır.
6. Anne sütü her zaman hazırdır.
7. Anne sütünün sindirilmesi daha kolaydır.
Bebekler annelerinin sütünü diğer memeli hayvanların sütüne göre daha rahat sindirebilirler. Bunun muhtemel nedeni anne sütünün içerdiği türe özgü bir enzimdir. İnek sütünde daha fazla protein olmasına karşın sindirimi daha zordur ve bebekler bütün bu proteinleri kullanamazlar.
8. Mama ile beslenme kız bebeklerin ileride meme kanseri olma riskini arttırmaktadır.
Bebekliklerinde anne sütü yerine mama ile beslenen kız çocukların ileriki yaşamlarında meme kanserine yakalanma riski anne sütü alanlara göre %25 artmaktadır.
9. Anne sütü mekonyumun atılmasını kolaylaştırır.
Bebekler barsaklarında “mekonyum” adı verilen koyu kıvamlı yapışkan bir madde ile doğarlar. Anne sütü mekonyumun barsaklardan atılmasını kolaylaştırır.
10. Mama ile beslenme daha düşük zeka düzeyi ile bağlantılıdır.
Yapılan araştırmalarda bebekliklerinde anne sütü ile beslenen gençlerin mama ile beslenenlere göre zeka düzeylerinin daha yüksek olduğu ve okulda daha çok başarı gösterdikleri saptanmıştır.
11. Emzirme Crohn hastalığına karşı koruma sağlar.
Emzirme ciddi bir barsak hastalığı olan “Crohn hastalığı”na karşı koruyucudur. Crohn hastalığı barsakların enflamatuar bir rahatsızlığıdır.
12. Emzirme sayesinde annenin doğum sonrası kilo vermesi kolaylaşır.
Emziren anneler günde 500 kalori fazladan harcarlar. Bu da kilo vermeyi kolaylaştıran bir etkendir.
13. Emzirme doğum sonrası kanamaları azaltır.
Emzirme ile salgılanan oksitosin hormonu rahmin kasılmasını sağlarken açık olan kan damarlarının da kapanmasına yardımcı olur ve bu sayede doğum sonrası kanamalar azalır.
14. Emzirme doğum sonrası annenin rahminin küçülmesini kolaylaştırır.
Emzirmeyen annelerin rahimleri doğum öncesindeki boyutlarına asla dönemez. Her zaman eskisinden biraz daha büyük kalır.
15. Pre-term süt özellikle erken doğan bebekler için tasarlanmıştır.
Zamanından önce doğum yapan annelerin sütü, miadında doğum yapanlardan daha farklıdır. Bu dönemde süt “ağız” adı da verilen ilk süte yani “kolostruma” benzer ve erken doğan bebeğin sağlığı için gereklidir. Mikroplara karşı antikor ve protein deposu olan kolostrum bebeğin adeta bir “ilk aşısı” dır.
16. Anne sütü bağışıklık ile ilgili maddeler içerir ve bebeğin bağışıklık sisteminin gelişimini kolaylaştırır.
17. Mama ile beslenen bebeklerde tip 1 diabet riski artar.
Yapılan çalışmalarda çocukluk döneminde fazla miktarda inek sütü içen kişilerde bu süte karşı antikorların yüksek olduğu ve bu durumun da insüline bağımlı diabet riskini arttırdığı bulunmuştur.
18. Emzirme “endometriozis” gelişimini azaltır.
19. Emzirme annede yumurtalık kanseri riskini azaltır.
Araştırmalar emziren annelerin ileriki yaşamlarında over kanserine yakalanma riskinin emzirmeyenlere göre daha düşük olduğunu göstermektedir.
20. Emzirmeme annede endometrium kanseri riskini arttırır.
Araştırmalar emziren annelerin ileriki yaşamlarında over kanserine yakalanma riskinin emzirmeyenlere göre daha düşük olduğunu göstermektedir.
21. Mama bebekte alerji gelişme şansını arttırır.
Mama ile beslenen bebekler anne sütü ile beslenenlere göre daha yüksek oranda alerjik bünyeye sahiptirler.
22. Mama “ani bebek ölümü sendromu” riskini arttırabilir.
Hiçbir sebep olmadan bebeklerin aniden ölümü “ani bebek ölümü sendromu” olarak adlandırılır. Mama ile beslenen bebeklerde bu risk daha yüksek bulunmuştur.
23. Anne sütü bebekte kulak enfeksiyonları sıklığını azaltır.
24. Anne sütü bebekte astım ve diğer alerjik hastalıkların görülme riskini ve sıklığını azaltır.
25. Anne sütü bebeği ishale karşı korur.
26. Anne sütü bebeği “bakteriyel menenjite” karşı korur.
27. Anne sütü bebeği “solunum sistemi enfeksiyonlarına” karşı korur.
28. Anne sütü bebeği bazı “lenfoma” türlerine karşı korur.
29. Anne sütü bebeği “juvenil eklem romatizma”sına karşı korur.
30. İnek sütü barsaklar açısından irritandır (tahriş edici etkide).
31. Anne sütü bedavadır.
32. Mama ile beslenen bebekler ileriki yaşantılarında şişmanlık açısından daha fazla risk altındadır.
33. Anne sütü bebeği bazı “görme kusurlarına” karşı korur.
Bangladeş’de yapılan bir çalışmada emzirmenin, hem kırsal hem de kentsel alanda yaşayanlarda gece körlüğüne karşı koruyucu bir faktör olduğu saptanmıştır. Bebeğin yaşantısının ilk 24 ayında en önemli A vitamini kaynağı annesinin sütüdür.
34. Anne sütü aşıların etkinliğini arttırır.
Anne sütü ile beslenen bebeklerde, aşılardan sonra görülen bağışıklık cevabının daha güçlü olduğu saptanmıştır.
35. Emzirme doğal bir gebelikten korunma yöntemidir.
Uygun şekilde yapılan bir emzirme gebelikten en az 3 ay süreyle gebelikten korunmayı sağlar.
36. Anne sütü ile beslenen bebekler daha az doktora gider.
Anne sütü ile beslenen bebekler genel olarak daha sağlıklı oldukları için daha az doktora gitme gereksinimi görülür.
37. Emzirme annede ileride kemik erimesi şansını azaltır.
Bulgular emzirmeyen kadınlarda kemik erimesinin 4 kat fazla görüldüğünü ortaya koymuştur.
38. Anne sütü daha iyi sosyal gelişim sağlar.
Anne sütü ile beslenen bebeklerin psikomotor ve sosyal gelişimi mama ile beslenenlere göre belirgin derecede daha iyidir.
39. Anne sütü her zaman uygun konsantrasyonda besin maddesi içerir.
40. Anne sütü bebek için doğal bir sakinleştiricidir.
Anne sütünün içerdiği bazı kimyasal maddeler bebeğin daha kolay uykuya dalmasına yardımcı olur. Sinirli bebekler daha kolay sakinleşir.
41. Emzirmek mama hazırlamaya göre kolaydır.
42. Anne sütü çevre ile barışıktır.
Emzirme, şişe, kutu, paket gibi atık maddeler içermediğinden çevre ile dosttur.
43. Anne sütü ağrı kesicidir.
Anne sütü içerisinde bulunan “endorfinler” bebek için doğal bir ağrı kesici görevi görür.
44. Anne sütü her zaman temizdir.
45. Emzirme bebeğin diş sağlığı için yararlıdır.
Memeden emmek, biberondan emmeye göre bebeğin diş ve çene gelişimi için daha uygundur. Memeden emerken biberona göre 60 kat fazla enerji harcayan bebeğin çene kasları daha kuvvetli olur. Düzgün gelişen bir çenede çıkan dişler daha düzgün ve sağlıklı olur.
46. Anne sütü alan bebeklerde “reflü” daha az görülür
Emziren annelerin bebeklerinde mide içeriğinin yemek borusuna kaçması (reflü) daha kısa süreli ve daha az olur.
47. Emzirme annenin kendine olan saygısını güçlendirir.
48. Anne sütü her zaman uygun sıcaklıktadır.
49. Anne sütü sentetik hormonlar içermez, tamamen doğaldır.
EMZİRME NE ŞEKİLDE YAPILMALIDIR?
Emzirmeye, doğum şekli normal veya sezaryen olsun, mümkün olduğunca doğumdan hemen sonra başlanmalıdır. Çünkü saatler süren doğum eylemi sonrası dünyaya gelen bebek yorgundur ve acıkmıştır.
Her gebe kadının vücudunda, hamilelik süresinde bebeğini emzirebilmesi için gerekli değişimler olmaktadır. Bu yüzden her anne emzirme yeteneğine sahiptir. Önemli olan bu yeteneğini uygun şekilde kullanabilmektir.
Loğusalıkta annenin dikkat etmesi gereken iki önemli konu vardır. Bunlardan birisi sık olarak sıvı tüketmek, bir diğeri ise emzirmek…
  • Sütün bol ve uzun süreli gelebilmesi için bebek her istedikçe ve de sık sık emzirilmelidir.
  • Emzirmede her iki göğüs birden kullanılmalıdır. Daima bir önceki emzirmede kullanılan son göğüsten başlanmalıdır.
  • Emzirmede en rahat pozisyon seçilmeli ve bebeğin başı ve gövdesi tam olarak anneye dönük olmalıdır.
  • Emzirme meme başından değil, meme başı çevresindeki koyu renkli kısmı kaplayacak şekilde yaptırılmalıdır.
  • Göğüs temizliğinde sık sık sabun kullanılmasından kaçınılmalıdır.
  • Bebekler doğduklarında hayatlarının ilk 4 gününde kendilerine yetecek kadar vücutlarında yedek su ile birlikte doğarlar. Bu nedenle anne sütü bollaşana kadar dışardan su veya diğer içeceklerin verilmesine gerek yoktur.
  • Gereksiz yere başlanan ek gıdalar sonucunda bebekler kısa sürede anne sütünü bırakabilirler.
  • İlk 4 ay içerisinde bebeklere anne sütü dışında su dahil hiçbir ek gıda verilmemelidir.
“Her açıdan sağlıklı bir anne ve sağlıklı bir bebek sahibi olmak için
bebeğinizi düzenli olarak emzirin”

Hamilelikte Sigara

Yazan: 30 Temmuz 2011  
Kategori: Anne Bebek, Sigara ve Alkol

Sigara ve Bebeğin Kilosu

Hamileyseniz ve sigara içiyorsanız, henüz doğmamış bebeğinize de sigara içiriyorsunuz demektir! Sigara içen annelerin bebekleri, içmeyen annelerin bebeklerine göre daha zayıf doğmaktadır. Eğer, hamilelik sırasında çok sigara içerseniz (bir paketten fazla), bebeğinizin kilosu daha da düşük olacaktır. Daha da kötüsü, nikotin bebeğinizin gelişimi için çok gerekli olan oksijeni yok edecektir. Bebeğin gelişimi tehlikeye girecektir. Sigara içen bir annenin zayıf ama önemli bir sağlık problemi olmayan bir bebek dünyaya getirdiğini düşünelim. Doğumdan sonra, bebek kilo alacaktır ama yedi yaşına geldiğinde, yaşıtlarından çok daha zayıf, daha kısa boylu olacaktır. Zekasının düşük olma ihtimali de çok yüksektir. Okula başladığı zaman, sigara içmeyen annelerin çocukları daha çabuk okuma-yazma söküp daha başarılı olurken, bu zavallı çocuk annesinin sigara içmesi yüzünden her konuda yaşıtlarından daha geri kalacaktır.

Sigara ve Bebek Ölümleri

İstatistiklere göre, sigara içen annelerin düşük yapma ve ölü doğum yapma oranı içmeyenler göre %50 daha fazladır. Ayrıca, sigara içenlerin bebekleri 21/2 oranında aniden ölüm riski taşır. Eğer hamile olmadan önce sigarayı bırakırsanız, tüm bu riskler dört ay içinde yok olacaktır.

Sigara ve Sağlınız

Anne olmak çok zor bir iştir. Çok sorumluluk gerektirir. Her anlamda sağlığınız iyi olması gereklidir. Sigara içen insanlar, içmeyenlerden daha çok hastalanır, hemen hemen hepsinde ciddi sağlık sorunları çıkar ortaya. Dünyada, her yıl akciğer kanserinden ölen sigara tiryakisi kadın sayısı 30.000′dir. Sigarayı hemen bırakırsanız, çocuklarınızla geçireceğiniz yılları arttırmış olacaksınız unutmayın.

Sigara ve Aile Sağlığı

Sigara dumanı, pasif içiciler için de en az aktif içiciler kadar zararlıdır. Bu durum, çocuklar için daha da endişe vericidir. Onların bünyesi daha zayıftır ve henüz gelişme çağında oldukları için, oksijene, temiz havaya olan ihtiyaçları yetişkinlerinden daha fazladır. Lütfen, çocuklarınızın yanında sigara içmeyin. Onları kendi ellerinizle zehirlemeyin.

Sigarayı Bırakarak Kazanacaklarınız

Siz sigarayı bırakınca, bebeğinizin kazanacakları sizin için yeterli değil mi? Onun sağlıklı doğması, sağlıklı büyümesi anne-baba için büyük bir hazinedir. Evinizde sigara tüketimi sona erdikten sonra, çok kısa bir süre içinde hem siz hem de tüm aileniz daha temiz ve sağlıklı bir ortamda yaşamaya başlayacaksınız. Kısa sürede, hiç sigara içmeyenler gibi sağlığınıza kavuşacaksınız.

Sigara bırakmak çok kolay bir değildir, ama asla imkansız değildir. Kendinize bırakmak için bir tarih ve bir yol belirleyin. Aileniz için yapabileceğiniz daha iyi bir şey olamaz.

Sonraki sayfa »

haberler